Yeni yılla birlikte bankalarla tüketici arasında yıllardır süregelen ve bir türlü çözüme kavuşturulamayan kart aidatı tartışması yeniden alevlendi.
Kredi kart kullanıcılarına gelen hesap ekstrelerinde ‘yıllık üyelik ücreti’, “kredi kart aidatı” vb. isimler altında muhtelif miktarlarda yine para talep edilmeye başlandı.
Bankadan bankaya farklılık gösteren bu uygulamada kimi banka yıllık ücretini taban rakamdan alırken kimi bankalar en üst sınırdan almaya devam ediyor…
Bankalarla tüketiciyi karşı karşıya getiren bu uygulamada, bankalar kart aidatlarının alınması ile ilgili uygulamanın haklı olduğunu savunuyor.
Geçen yıl bankaların yoğun lobisine rağmen son anda meclisten dönen yasa tasarısı ile tüketici yasal olmayan kredi kartı aidatının sürekli hale getirilmesinden kurtulmuştu.
Tüketici hakem heyetlerinden, tüketici mahkemelerine ve Yargıtay’a kadar bütün mahkemelerde tüketici lehine karar çıkmasına rağmen uygulamalarını sürdüren bankalar geri adım atacağa benzemiyor.
Bankalar, tüketicilerin kredi kartını kullanmak suretiyle bankanın sağladığı birçok kolaylıktan yararlandığını karşılığında da bu aidatın alındığını iddia ediyor. Oysa tüketicilerin kart aidatından dolayı banka da kredi kartını kullandırarak mal ve ürün satan kişi, kurum veya kuruluşlardan belli ölçüde ekonomik yarar sağlıyor.
Kredi kartı yıllık ücretlerine itiraz için zaman aşımı 3 ay olduğundan geçmiş ödemeler iade edilmiyor.
KREDİ KARTI AİDATINI GERİ ALMANIN 5 YOLU
Tüketicilerin kredi kartı aidatlarını geri almak için yapması gereken birkaç yöntem mevcut. Farklı yollarla da sonuç alınsa da genellikle aidat iadesinde başvurulan 5 yol şöyle:
1-Kredi kartınızı aldığınız bankanın şubesine giderek, kredi kartı sözleşmenizin yenilenmesini isteyebilirsiniz. Yeni sözleşmede, kredi kartı aidatı bedelinin iptal edilmesini şart koşabilirsiniz.
2- Kredi kartı aidatınızla ilgili olarak, her il ve ilçede kaymakamlık binası içinde bulunan Hakem Heyeti’ne başvuruda bulunabilirsiniz. Bunun için, borç ekstrenizin size ulaşma tarihi itibariyle üç ay içinde dilekçenizi vermeniz gerekiyor.
3- Kredi kartı aidatını ödemek istemiyorsanız, her yıl kredi kartınızın türünü değiştirebilirsiniz. Bankalar, kredi kartlarından ilk yıl aidat almıyor. Dolaysıyla her yıl, kartınızı bir yıl kullandığınız için aidat ödeme zorunluluğunuz olmayacak.
4- Hakem Heyeti’nin tüketici lehine verdikleri kararlarını bankasına götüren müşterilere, bankalar tarafından belli miktar para harcamaları karşılığında bu aidatı almamaları teklif edilyor olsa da tüketici dernekleri bu konuda bankaların uygulamasının yasal olmadığını belirtip, tüketiciden Hakem Heyeti’ne başvurmalarını istiyor.
5-Eğer tüm bunlarla uğraşmak istemiyorsanız, kredi kartınızı iptal ettirin. Kredi kartı borçlarınızı düzenli ödüyorsanız, banka sizi kaybetmek istemeyecektir. Kredi kartı aidatınız da tahsil edildiyse size iade edilecektir.
Kredi kartı yıllık aidatları için kesinti her yıl yapıldığından aidatın iadesi için Hakem Heyetine yalnızca bir kez değil her yıl başvurmak gerekiyor.
BAŞVURUYU NASIL YAPACAKSINIZ?
1- Bankanızın herhangi bir şubesine giderek kredi kartı aidatının iptali için ekteki dilekçeyi 2 adet doldurup üzerinde kayıt numarası aldığınız dilekçenin birini kendiniz muhafaza edin diğerini bankanıza verin…
2- Banka tarafından işleme alınan dilekçenizin size olan nüshası ile aşağıdaki dilekçeyi doldurup size en yakın Kaymakamlıklarda bulunan Hakem Heyetlerine veriniz… (Bu başvuruyu herhangi bir kaymakamlığa yapmanız da mümkün)
3- Daha önce alınmış yargı kararlarının bir kopyasını ve 'Yıllık aidatın tebliğ edildiği Kredi Kartı Ekstrenizi' Hakem Heyeti’ne vereceğiniz dilekçenize eklebilirsiniz…
1- Kredi kartı aidatının yansıtıldığı hesap ekstresi
2- 13 Daire-Yargitay-Karari-Zonguldak
3- 13 Daire-Yargitay-Karari-Balikesir
Haber7
İŞTE MAHKEME KARARI
21 Temmuz 2008 PAZARTESİ Resmî Gazete Sayı : 26943
YARGITAY KARARLARI
Yargıtay 13. Hukuk Dairesinden:
Esas No : 2008/4345
Karar No : 2008/6088
Mahkemesi : Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi
Sıfatıyla)
Tarihi : 26/9/2007
Numarası : 2007/182-2007/257
Davacı : Yapı ve Kredi Bank. A.Ş. vekili avukat M. Hayati Çalıcıoğlu
Davalı : Haluk Akdeniz
Taraflar arasındaki satıcının Hakem Kurulu kararına itirazı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Kanun yararına bozulması istenilmekle dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı banka, kredi kartı kullanıcısı olan davalının Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurusu üzerine, bankaca kredi kartı sözleşmesine göre hesabından kesilen yıllık 30 YTL üyelik ücretinin iadesine karar verildiğini, halbuki, bu ücretin alınacağının sözleşme ile kararlaştırıldığı gibi, ücretin verilen ticari hizmetin karşılığı olup, yasaya aykırı olmadığını ileri sürerek, Zonguldak Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı' nın 14.5.2007 tarih ve 2007/158 sayılı kararının iptalini istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen kredi kartı üyelik sözleşmesine göre, "kart üyelik ücretinin" hizmet karşılığı olduğu, tahsil edilen üyelik ücretinin yasal olduğu, gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; miktar itibarı ile kesin olan hüküm Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilmiştir.
Dava, davacı banka tarafından kredi kartı kullanıcısı olan davalıdan tahsil edilen kredi kartı üyelik ücretinin, davalı başvurusu üzerine davacı bankadan alınmasına dair Zonguldak Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının iptaline ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, yasal düzenlemelere ve aralarındaki sözleşme hükümlerine göre bankanın kredi kartı kullanıcısından kullanım karşılığı yıllık ücret isteyip, isteyemiyeceği hususunda toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için bu konudaki yasal düzenlemeler ile tarafların arasındaki sözleşme hükümlerinin incelenmesi gerekir.
5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları kanununun sözleşme şekli genel işlem şartları başlıklı 6. bölümdeki 24. maddesinin 1. fıkrası "Kart çıkaran kuruluşlar ile kart hamilleri arasındaki ilişkiler, bu kanun ve ilgili diğer mevzuat çerçevesinde en az oniki punto ve koyu siyah harflerle hazırlanacak yazılı sözleşme ile düzenlenir. Sözleşmenin bir örneği kart hamiline ve varsa kefile verilir. Sözleşme hükümleri ve kartın kullanımı hakkında kart hamiline ayrıntılı bilgi verilmesi zorunludur." hükmünü, aynı maddenin 4. fırkasının son cümlesi "Sözleşmede kart hamilinin haklarını zedeleyici ve kart çıkaran kuruluş lehine tek taraflı haksız şartlar sağlayan hükümlere yer verilemez." hükmünü getirmiştir.
4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4822 Sayılı Kanunla değişik 6. maddesi ile sözleşmelerdeki haksız şart düzenlenmiş ve "Satıcı ve sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı, değildir. Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez. Bir satıcı veya sağlayıcı, bir standart şartın münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükü ona aittir. 6/A, 6/B, 6/C, 7, 9, 9/A, 10, 10/A ve 11/A maddelerinde yazılı olarak düzenlenmesi öngörülen tüketici sözleşmeleri en az oniki punto ve koyu siyah harflerle düzenlenir ... " hükmü, yine 4077 Sayılı Kanunun değişik 6 ve 31 maddelerine dayanılarak hazırlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinde "satıcı, sağlayıcı veya kredi veren tarafından tüketici ile akdedilen sözleşmede kullanılan haksız şartlar batıldır" hükmü getirilmiştir.
Taraflar arasındaki 22.12.1995 tarihli sözleşmenin ?.
maddesinde kart kullanıcısından kart kullanım ücretinin alınacağı belirtilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 22.12.1995 tarihli sözleşme incelendiğinde; sözleşmenin davacı banka tarafından matbu, standart olarak hazırlanıp boş olan kısımların rakam, isim ve adresler yazılarak doldurulduğu, sözleşmenin on iki punto koyu siyah harflerle düzenlenmediği görülmektedir. Davacı, tüketici aleyhine olan ve tüketiciyi kart kullanımı ücreti adı altında bir külfete sokan sözleşme hükmünün tüketici ile ayrıca müzakere edilerek kararlaştırıldığını iddia ve ispat edememiştir. Böyle olunca sözleşmedeki kredi kartı üyelik ücreti alınacağına dair hükmün açıklanan yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında haksız şart olduğu kabul edilmelidir. Dolayısıyla davacı bankanın bu sözleşme hükmüne dayalı olarak kredi kartı kullanıcısı davalıdan ücret istemesi olanaklı değildir.
Bu durumda yasaya uygun olan, Zonguldak Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının iptali istemi ile açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yukarda açıklanan hususlar gözetilmeden davanın kabulü usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulması gerekir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet başsavcılığının HUMK'nun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin kabulü ile hükmün sonucuna etkili olmamak üzere BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 2.5.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.