Künye   |  Bize Ulaşın   |  Giriş Sayfam Yap   |  Sık Kullanılanlara Ekle
1.51
1.93
60,746
Gazeteler, Mahalli & Bölgesel Basın, Medya ve Haberler">Yerel Gazeteler

ZİYARETÇİ DEFTERİ

ZİYARETÇİ DEFTERİ

Özbaraklı Kasabası ile ilgili ziyaretçi defterimize yazı yazabilirsiniz, sevdiklerinize selam gönderebilirsiniz.

1 Ağustos 2007 16:06
font boyutu küçülsün büyüsün









Bu haber 24,309 defa okundu.

yorumlayorum ekle


Yorumlar (4270)
  • ÖZBARAKLI KASABASI YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ BAYRAM MESAJI / 8 Eylül 2010 00:33

    RAMAZAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN

    TÜM HEMŞERİLERİMİN VE İSLAM ALEMİNİN MÜBAREK RAMAZAN BAYRAMINI KUTLAR BİRLİK VE BERABERLİK İÇİNDE NİCE GÜZEL BAYRAMLAR GEÇİRMEYİ YÜCE MEVLADAN NİYAZ EDERİM ÖZBARAKLI KASABASI YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ ÜYELERİ VE YÖNETİMİ ADINA DERNEK BAŞKANI HASAN HASAN ÜNKAN
  • muzaffer DEREBEY / 7 Eylül 2010 21:47

    SLM

    tüm islam alemin ramazan bayramını kutlarım
  • Selamettin Adınısever / 7 Eylül 2010 14:17

    Tebrik

    Bir dönem Amasya'mızın ağası olan Sayın Ömer Zengin bey'i Avcılar Belediyesindeki tutumundan dolayı tebrik ediyoruz.

    Bildiğiniz gibi iş adamı, aynı zamanda Avcılar Belediyesinde CHP meslis üyesiolan Ömer Zengin müslümanların rahibelere benzetilmesinden dolayı kendi eşi ve çocuklarınında baş örtülü olduğunu beyan ederek istifa etmiştir.
  • burcu adınısever / 6 Eylül 2010 23:08

    tüm islam alemin ramazan bayramını kutlarım

    amasyadan sevgiler
  • Zeynel ÖRMEKAYA / 6 Eylül 2010 16:05

    Bazı arkadaşlara.

    ESSELAMUALEYKÜM öncelikle bazı arkadaşlar çıkıyorlar siyasetle ilgili yazı yazdığımız için burayı siyasi arenaya çevirdiniz diye sitemlerde bulunuyorlar. Arkadaşlar ne yapalım magazin haberlerinimi paylaşalım ramazan ayında bir şeyler yazıyoruz. insanız bazı şeyleri görüyoruz siyasetçilerin amaç ve düşüncelerini burda kendi aramızda yorumluyoruz. sonuçta hangi siyasi görüşe sahip olursak olalım bizler hemşehri ve akrabalarız kalp kırmadan incitmeden bir şeyler yazabiliyorsak ne mutlu bize.


    Ramazan bayramınızı en içten dileklerimizle tebrik eder büyüklerimizin ellerinden öperiz. Allaha emanet olunuz. ESSELAMUALEYKÜM
  • mehmet örmekaya / 6 Eylül 2010 15:47

    huzura ermek

    degerli arkadaşlar ben bu referanduma sonunakadar EVET diyorum nicin insanlıkicin huzur icin daha demokratik bir ülkeicin insanhakları icin ergenokoncuların yargılanmasıicin cuntacıların yargılanmasıi cin darbecilerin yargılanması icin darbecilerden birisi demişki evetcıkarsa kendimi asarım şimdiyekadar yaşadıgın hata asmassan şerefsizsin..
  • savaş üstün / 6 Eylül 2010 09:21

    zeynel örmekaya ya

    sayın zeynel örmekaya cuntacı zihniyete bende karşıyım işkenceler yapmışlardır doğrudur hatta işketce sonucunda sakat kalan,ölen insanlar olmuştur bunlarda doğrudur.Benim anlatmak istediğim sağdan ve soldan da suçlu kişiler vardır. mesala tv den 12 eylül belgeseli izliyorum dev sol un o zamanki lideri çıkıyor bana şöyle işkence yapıldı bana böyle işkence yapıldı diye anlatıyor tamam anlattıkları doğru fakat şurasını hiç söylemiyor.Biz ülkücülerin kahvesi bastık dayak attık,sağcıların arabalarına ateş ettik,sağcılardan öldürdüğümüz gençler var bu yaptıklarını hiç anlatmıyor.Aynı sekilde sağcılarda solculara yapmışlar. yani sonuçta benim anlatmak istediğim boş yere o zamanlar sağcılar ve solcular birbirlerini kırmışlar.İki tarafta da suç var . refarandum içinde bu kişileri fazla reklam yapmayalım. Bu anayasanın er yada geç değişmesi gerekli onu herkez biliyor.1982 yılında asker kafasıyla yapılmış anayasayı kimse istemiyor.Ecevit ve Bahceli hükümeti zamanında refaranduma gidilmeden birçok maddesi değiştirildi.Şimdide öyle olması gerekiyordu ama muhalefet sırf muhalefet olsun diye boş yere ülkeyi seçim masrafına soktular hiç gerek yoktu mecliste halledeceklerdi bunu ama yine değişen olmayacak evet çıkacak ve anayasadaki maddelerin bir çoğu değişecek.zaman içinde 1982 anayasası yok olacak.Ülkenin şartlarına göre herşeyin değişmesi gerekir bence sadece anayasanın değil diğer kanunlarında....yazıma son vermeden önce hepinizin ramazan bayramını kutlar hayırlara vesile olmasını dilerim.
  • Ahbet genç / 5 Eylül 2010 23:21

    kandil

    kadir gecemiz mübarek olsun dualarda buluşmak dileğile
  • Ali GÖLBAŞI / 5 Eylül 2010 21:51

    ktl

    Köylülerimin kadir gecesini kutlarım.
  • burcu adınısever / 5 Eylül 2010 18:43

    Kadir Gecesi dileklerimizi, isteklerimizi Allaha arz etmek için de değerli bir fırsattır. Kadir Gecesi, Allahın rahmet ve bağışlanmasının sağanak halinde yeryüzüne indiği, dileyen her müminin armağanlara garkettiği bir gecedir. Hepimize hayırlı olsun..
  • saffet EKEN / 5 Eylül 2010 18:39

    KANDİL

    Tüm özbaraklı kasabasının KANDİLİ MÜBAREK OLSUN
  • Selamettin Adınısever / 5 Eylül 2010 18:23

    Tebrik

    Tüm Özbaraklı kasabası ve tüm islam aleminin Kadir Gecesini tebrik eder inşallah affedilenlerden oluruz
    Gecemiz mubarek olsun

  • HÜSEYİN ÖZCAN / 5 Eylül 2010 13:56

    köyümüzde tirafik kazasi olmuş herelde gemi deresinde hastanede yatan büyüklerime allah acil sifalar versin bütün özbaraklinini kandilini yürekten kutlarim özbaraklı halkına saygı ve sevgilerim le
  • Abdulkerim YILMAZER / 5 Eylül 2010 12:01

    Evet İçin Tek Sebep

    ÖNCELİKLE GEÇENKİ YORUMUMU YAZMADINIZ KINIYORUM Baraklılı olmadığım için mi yoksa başka sebep mi cevap bekliyorum.NEDEN Mİ;CHP ve MHP hayır diyorsa referandum kesin bu memleketin hayrınadır.Çünkü o iki kafadarın bu memleketin hayrı için bir çürük çivi çaktıkları görülmedi.EVET Mİ;%65 tabiki Allahın izniyle.ESSELAMU ALEYKÜM.
  • ENGİN DÜZGÜN / 5 Eylül 2010 04:01

    EVET Mİ ? . HAYIR MI ?

    Selamün aleyküm.Canlar bu siteyi Siyasi Bir Site Haline getirdiniz Tebrik ederim.MAŞALLAHINIZ Var.çok güzel yazılarda var.Siyasi konulara Burda Değinmesek Daha Hoş Ve Güzel Olur.(((bence))) saygılar.
  • Zeynel ÖRMEKAYA / 3 Eylül 2010 23:42

    Savaş ÜSTÜN Bey, ben yazımda birilerini yüceltmek için yazı yazmadım sadece O dönemlerde cuntacı zihniyetin insanlara çektirmiş oldukları işkencelerden bahsettim, Muhsin YAZICIOĞLU' nu yanlış anlatıyorsunuz günümüz siyasilerinin bir çoğundan adam gibi adamdır, en azından Allah korkusu taşıyan bir insandır size ve görüşlerinize saygı duyuyorum ama Muhsin yazıcıoğlu hakkındaki görüşlerinize katılmıyorum.
  • savaş üstün / 3 Eylül 2010 09:45

    zeynel örmekaya

    zeynel kardeşim yazını okudum referandum a evet için herşeye kabulümde şu 12 eylül öncesi ülkemizi sağ sol diye bölen kardeşi kardeşe vurduran kişileri savunmanızı hazmedemiyorum. Askeri yönetimim işkence olaylarında şuçu var kabul ediyorum.O zamanlar tam yetki kendilerinde olduğu için kraldan bile kralcı olan askeri personeller vardı.Ama bir sürü kişi sıralamışsın onların %90 nın teröristen farkı yok. Solcular sağcıları öldürüyor, sağcılar solcuları öldürüyor şu anki gibi sadece doğuda terör yoktu o zamanlarda bütün türkiyede terör vardı. ülke ikiye bölünmüştü.neden bunları dile getirmiyorsunuz. Evren darbeyi yapınca sağı solu bitirdi.Bitmeseydi çok sevdiğin Muhsin Yazıcıoğlu 2009 yılına kadar yaşayamayacaktı belki solcular tarafından öldürülecekti. Yani türk insanı o zaman darbeyi hakketmiş. Şimdide güney doğudakiler darbeyi hakediyor. Adam gibi bir general çıksa doğuda 1 günde terör biter ama kaç yıldır devam ediyor sende görüyorsun.
  • zeynel ÖRMEKAYA / 2 Eylül 2010 17:18

    Türkiye neden EVET diyor.

    650 bin kişi gözaltına alındı ve 90 güne varan gözaltı sürelerinde ağır işkence gördü,
    * 1 milyon 683 bin kişi fişlendi,
    * Açılan 210 bin davada 230 bin kişi Sıkıyönetim Mahkemeleri’nde yargılandı,
    * 7 bin kişi için idam cezası istendi,
    * 517 kişiye idam cezası verildi,
    * 124 kişinin idam cezası Askeri Yargıtay tarafından onaylandı,
    * Haklarında idam cezası verilenlerden 50'si asıldı (18 sol görüşlü, 8 sağ görüşlü, 23 adli suçlu, 1 ASALA militanı),
    * İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis'e gönderildi,
    * 71.500 kişi Türk Ceza Kanunu'nun 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı,
    * 98.404 kişi “örgüt üyesi olmak” suçlamalarından yargılandı,
    * 388 bin kişiye pasaport verilmedi,
    * 30 bin kişi “sakıncalı” olduğu için işten atıldı,
    * 18.525 kamu görevlisi hakkında soruşturma açıldı,
    * 14 bin kişi “yurttaşlık”tan çıkarıldı,
    * 30 bin kişi “mülteci” olarak yurtdışına gitti,
    * 366 kişi “kuşkulu bir şekilde” öldü,
    * 644 cezaevindeki toplam hükümlü ve tutuklu sayısı 52 bin kişi,
    * Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi,
    * 171 kişinin “işkenceden öldüğü” belgelendi,
    * 144 kişi kuşkulu bir şekilde öldü,
    * 14 kişi açlık grevinde öldü,
    * 16 kişi “kaçarken” vuruldu,
    * 95 kişi “çatışmada” öldü,
    * 73 kişiye “doğal ölüm raporu” verildi,
    * 43 kişinin “intihar ettiği” bildirildi,
    * 937 film “sakıncalı” bulunduğu için yasaklandı,
    * 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu,
    * 3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi,
    * 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi,
    * Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi,
    * 31 gazeteci cezaevine girdi,
    * 300 gazeteci saldırıya uğradı,
    * 3 gazeteci silahla öldürüldü,
    * Gazeteler 300 gün yayın yapamadı,
    * 13 büyük gazete için 303 dava açıldı,
    * 39 ton gazete ve dergi imha edildi,
    * Bilim ve Sosyalizm yayınlarına bir yargı kararı olmadan sadece Sıkıyönetim Komutanının emri ile el konuldu ve 133.607 adet kitap imha edildi,
    * Darbenin ilk altı ayında 123; dokuz ayında 175, 1981 yılının sonunda tam 268 yasa çıkarıldı.


    1980-1985 yılları arasında...
    * 22.912 kişiye 0-1 yıl arası ceza verildi,
    * 10.784 kişiye 1-5 yıl arası ceza verildi,
    * 6.186 kişiye 5-10 yıl arası ceza verildi,
    * 2.396 kişiye 10-20 yıl arası ceza verildi,
    * 939 kişiye 20 yıl üzeri ceza verildi,
    * 630 kişiye müebbet cezası verildi,
    * 420 kişiye idam cezası verildi.


    Ülkemin insanına bu işkenceleri yaptıran ve yapan cuntacı zihniyete hesap sormak için evet diyor. peki hayır diyenler neden hayır diyor. hayır da hayır olduğu için mi hayır diyorlar. Cuntacı zihniyetin başı kenan evren diyorki Referandumda EVET çıkarsa kafama sıkarım diyor, hiç düşündünüzmü kafasına neden sıkıyor. aynı cuntacı gençleri idam ederken hiç üzülmedim zevkime yaptım diyor, bir sağdan bir soldan, akşamları müzik dinleyerek kafamı dağıttım diyor. buna mı hayır diyorsunuz. işkence görenlerin ağzından dinledinizmi neler yapılmış, Rahmetli MUHSİN YAZICIOĞLUN DAN DİNLEDİNİZMİ ÇEKTİĞİ İŞKENCELERİ Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun.
  • erdeniz ayar / 2 Eylül 2010 11:06

    eleman aranıyor

    GÜVENLİK İŞİNDE ÇALIŞACAK BAY ELEMAN ARANIYOR İRTİBAT TEL 0535 925 85 33 0531 519 32 73 ÇOK ACİL ELEMANA İHTİYAÇ VARDIR ERDENİZ AYAR
  • A.YILMAZER / 1 Eylül 2010 05:05

    İKİLİ oynamayın yazımı yayınlayın chp zihniyetini bırakın geçerli cevap bekliyorum
  • FETİH ömür / 31 Ağustos 2010 23:43

    EVET

    Bugüne kadar 5 kez referandum için sandık başına giden Türk milleti, 6. kez sandık başına giderek, yıllardır şikayetçi olduğu12 EylülAnayasası'nda değişiklik yapılıp yapılmaması konusundaki tavrını belirleyecek. Anayasa değişikliğinin kabulü için 'evet', red için 'hayır' oyu kullanılacak.

    Ana muhalefet partisi CHP ile MHP şimdiden oyunun rengini belli etti ve Anayasa değişikliğinde olduğu gibi 'hayır' oyunu kullanacağını deklare etti. Bunun yanında, BDP, referandum için boykot çağrısında bulundu. Ancak AK Parti, SP ve BBP referandumda evet oyu için çalışacak. Kürt orijinli partilerden KEDAP ve HAK-PAR da seçimlerde bir taraftan BDP'nin boykotunu kırmak diğer yandan 12 Eylül darbesinin intikamını almak için Kürt halkını seçime gitmeleri konusunda uyararak 'evet' oyu verecek. 1.1961 EVET 2.1982 3.1988 EVET 4.2007 EVET 5.2010 EVT EVT EVT ??? TÜRKİYE, "EVET' DEMEYİ SEVİYOR
  • seyfi bayram / 31 Ağustos 2010 23:22

    iyide recebim demişşinki bayramıza ezanımıza saldırmasınlar bu adamlar bayrak yakıyo bu adamlar bayrağın yanına baska bayrak cekmekten bahsediyo ve bizde diyoyuzki acılım neyin acılımı kime doğu dediğin 15 20 tane ağanın elinde ağa ne derse o olur senin kürt halkı dediğin sanki kendi içinde cok özgürde bir tcden özgürlük istiyolar önce kendi içinde acılsınlar.bunlar hıkaye esitlik falan istedikleri yok uzun vadede bu ülkeyi nasıl böleriz cabaları bu adamlar daha düne kadar özeklik falan demiyolardı kürtce eğitim diyolardı baskada bişi demiyolardı simdi bayrak diyolar toprak diyolar herseyi diyolar yapmayın AKP ye hos görünücez diye vatanı satmayın ben ne AKP ne MHP ne CHP BİLİRİM BU VATAN İÇİN CAISMAYAN HERKES VATAN HAİNİ BENİM GÖZÜMDE.biz toprağımızın milliyetcisiyiz fasitsizlikse toprağını ırkını sevmek ben en büyük fasitsim kusura bakma recebim sinirleniyorum bu adamlar (kürtler)senden bende daha iyi yasıyolar bu ülkede nerde nakit paralı iş varsa orda kürt varr kürcede konusuyolar kürtce sarkıda sölüyolar herseyi yapıyolar bunlarınki üzüm yemek deil bağcıyı dövmek
  • seyfi bayram / 31 Ağustos 2010 23:08

    recebim sabri abinin yazısını bida oku derimm atatürk orda azınlıkları atmaktan bahsetmiyo.bahsettiği sey azınlıklar bu ülkden atılırsa bu ülke bu bahce gibi kötü olur demek istiyo yani azınlıkların atılmasını istemiyo .sen bida oku derim kardeşşş
  • Sabri EVCİ / 31 Ağustos 2010 23:01


    Bahçedeki bütün çiçekler birarada iken bahçenin daha güzel olduğunu anlayamadıysanız.

    Söyleyecek birşey bulamıyorum.

    (Bana gözlük tavsiye edenler kendileri at gözlüğümü takıyorlar.)
  • Ali GÖLBAŞI / 31 Ağustos 2010 20:50

    yorum

    Köylülerime hayırlı ramazanlar dilerim,
    Sabri evci abimizdende onun meslegi olan ekonomi ve bankacılık konularında aydınlatıcı ve yönlendirici bilgiler bekleriz.
  • Recep DOĞAN / 31 Ağustos 2010 13:41

    Atatürk'e İftira Etmişsin Sayın Evci,

    Sevgili Sabri Bey, Senin şahsında tüm hemşehrilerimizin ramazan ayını kutluyor nice bayramlara erişmemizi diliyorum. Atatürk'ün Açılıma Cevabı yazınızı büyük bir üzüntü ile okudum. Atatürk ile İsmet İnönü'ye atfeddiğiniz yazınızda geçen konuşmaların kaynağını belirtmediğiniz için ciddiye değer olarak görmüyorum. Ola ki kaynağını belirterek yazarsanız okuyucu arkadaşlarımız biraz daha ilgi gösterirler umarım. Yoksa kaynaksız ve delilsiz bir yazı itibar görmez. Bunu da böyle bilesin. Burada asıl günümüz koşullarını ilgilendiren AÇILIM ile ilgili olarak görüşlerinize dayanak gösterdiğiniz örnek konu ile alakası olmadığı gibi, Atatürk'ü de burada kucaklayıcı ve kardeşlik duygularından yoksun olarak göstererek kendi milliyeti dışındaki hiçbir millete hayat hakkı tanımayan biri olarak gösteriyorsun ki bu tamamen Atatürk'e yapılabilecek büyük bir saygısızlıktır. Laleler kalsın diğer çiçeklerin koparılıp atılması derken;Anavatanımız da yaşayan diğer milletleri yoksaymakla kalmayıp, katleterek büyük bir soykırıma imza atmak gibi Atatürk'ü de katil ve barbar olarak göstermişsiniz. Osmanlı nasıl ki 600 yıl, 3 kıta da bir çok millete ve devlete hükmederek onca insana kucak açmışsa bu hoş görüsündendir. Eğer siz milliyetçiliği IRKÇILIK olarak görürseniz 3 kıtadan sadece Anadolu coğrafyasına kadar gerilersiniz ki bu kafayla gidildiği takdirde küçüle küçüle topraksız kalırız. Bırakın insanlar rahat rahat yaşasınlar. Kimliklerini korusunlar. Dillerini konuşsunlar. Ama yeterki teröristçe davranarak Vatanımıza, Ezanımıza, Bayrağımıza saldırmasınlar. Onun haricinde yaratılışın da kendi elinde olmadan kendine verilen hakları baskıyla ve korkuyla sindirip el koymakla ve yok etmekle zalim olunmasın. Hem her millet kendine göre değerlidir. Sen Ne Mutlu Türküm Diyene dersen, Kürt de Ne Mutlu Kürdüm Diyene, Lazlar Ne Mutlu Lazım Diyene, Çerkezler Ne Mutlu Çerkezim Diyene vb. derler. İşte bu ayrılıkları ön plana çıkararak kardeş kardeşe düşer ve önüne de alamazsın bugün olduğu gibi. Kıyamet günü sen türkmüsün, sen laz mısın sen çerkezmisin diye sormayacak Cenab-ı Hakk. İslamı güzel yaşadın mı? Emirlerime ve yasaklarıma uydun mu? diye bakacak. Çünkü üstünlük milliyette değil Takvadadır. Umarım bu sen ve senin gibi düşünen kardeşlerimiz için gerekli cevap olur umarım. Yoksa Atatürk'ü verdiğin örnekteki gibi katleden yokeden ve zalim biri olarak göstermen yanlış. Emin ol seni burda okuyan arkadaşlar Savcılığa suç duyurusunda bulunsalar Atatürk'e hakeretten içeri alırlar. Bilmem anlatabildim mi. Sayın Evci benden yaşlısın, hem emekli de olmuşsun. Boşver torunların varsa onlarla ilgilen. Anılarını anlat. Yoksa okuma gözlüğünü takmadan yanlış okuyacağın konular olabileceği gibi kaynağı belli olmayan böyle olur olmaz örnekler vererek kendini de sıkıntıya sokma. Yoksa sen bizim oralısın. hemşehrimizsin. Üzülürüz yoksa adına . Saygı ve Sevgilerimle.
  • Selamettin Adınısever / 30 Ağustos 2010 09:13

    www.Dinimizislam.com

    (Ey insanlar, sizi, bir erkekle bir kadından yarattık. Birbirinizle tanışmanız için milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah indinde en üstününüz, takvada en ileri olanınızdır.) [Hucurat- 13]

    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Rabbiniz bir olduğu gibi, babalarınız, dininiz ve Peygamberiniz de birdir. Arabın Aceme, [Arap olmayana] Acemin Araba üstünlüğü olmadığı gibi, kırmızının karaya, karanın kırmızıya üstünlüğü yoktur. Hiçbir milletin diğerine üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takva iledir.) [İbni Neccar]

    (Allahü teâlâ, cahiliyet övünmelerini sizden kaldırdı. Hepiniz Âdem aleyhisselamın evlatlarısınız. Âdem ise topraktan yaratılmıştır.) [Tirmizi]

    (Irkçılık yapan, ırkçılık için savaşan ve ırkçılık uğrunda ölen, bizden değildir.) [Ebu Davud]

  • Sabri EVCİ / 28 Ağustos 2010 00:48

    ATATÜRK'ÜN AÇILIMA CEVABI


    Atatürk'ün azınlıklar meselesine
    yaklaşımı, bugün de çalışmamız gereken bir ders niteliği taşıyor.. İ...şte
    o yazı...
    Başbakan İnönü saat 18.00 sularında Florya
    Köşkü'nde Atatürk'ü ziyaret etmiş:
    - Hayırdır İsmet... Habersiz
    geldin.
    - Paşam, azınlıklar meselesi... Konuyu Meclis'e
    getireceğiz... Ne diyorsunuz?
    - İsmet bugün geç oldu... Yarın sabah
    erkenden gel, konuşalım.
    İnönü çıkınca Atatürk "bütün görevlileri"
    toplamış:
    - Sadece laleler kalsın... Bahçedeki diğer bütün çiçekleri
    sökün, atın... Derhal.
    İsmet Paşa sabah gelmiş, bahçenin "halini"
    görmüş ve "görevlilere" sormuş:
    - Ne oldu böyle?
    - Gazi Paşa
    Hazretleri emrettiler, söktük.
    Başbakan İnönü, Cumhurbaşkanı
    Atatürk'ün odasına girmiş:
    - Paşam, bahçenin durumu nedir?
    -
    Azınlıkları söküp attım İsmet.
    İnönü "anladım" dercesine başını öne
    eğmiş:
    Atatürk:
    - İsmet, ben "Ne Mutlu Türküm Diyene"
    sözünü
    boş yere söylemedim... Kendini Türk hisseden herkes bu vatanın öz
    evladı... Ben hayatta olduğum sürece bu böyle bilinsin... Ve sakın
    azınlıklar ile ilgili bir kanun çıkarılmasın.
    Büyük Atatürk'ün
    "verdiği dersi" bugün hâlâ anlayamayanların olması ne kadar
    acı.
  • ilker üstün / 27 Ağustos 2010 17:43

    tsk'nın asker açığının olması

    askere giden o kadar adamdan da "şöyle faydalı bir iş yaptım" diye duymadığımdan belki de bu "açık" olgusu bir türlü oturmadı kafamda. o kadar adamı askere alıyorsun, dişe dokunur bir iş yaptırmıyorsun sonra da "açık" var diyorsun. bununla da kalmıyor 9 ay tek tip askerlik diye bir şey tutturuyorsun, "eğitimli insan gücümüzden daha uzun süre ve daha etkin şekilde yararlanılması" diye bir şey söylüyorsun, sonra bilgisayar mühendisini alıp bilgi işleme çaycı, internet kafeye gözetmen yapıyosun [örnekler artırılabilir], bilelim yani bu eğitilmiş güçten "yararlanmak"tan kastınız nedir? "açık"tan kastınız nedir?
    kapat bakalım askeri gazinoları, ordu evlerini, sosyal tesislerini, yazlık kamplarını bakalım açık mı kalıyor fazla mı kalıyor. sen vatana katkı yapacak asker değil, komutanlara ve ailelerine hizmet edecek köle-hizmetçi arıyorsun.
    kim karar veriyor bu asker açığına?
    neye göre?
    kimse de üstüne gidemiyor.
    sanki birileri kendi devletini kurmuş, köle çağırıyor.
    milletten gık çıkmıyor.
    bu kadar mı sessiz, korkak, tedirgin bu insanlar?
    ya gözleri kör ya da darbelerin etkisindeler hala.
    politikacılara sallamak kolay tabi.
    tayyibe kılıçdaroğluna herkes sallar. akp'ye chp'ye de.
    yazsana 2 satır bir şeyler bu konuda.
  • vahdettin adınısever / 23 Ağustos 2010 13:15

    özbaraklı kasabası

    Değerli özbaraklı hemşerilerim 7 -09-2010 tarihinde bayrama gitmek isteyen hemşerilerim kamyonetimle yük ve eşyası her türlü yük köyde kapısına kadar teslim edilir dönüştede teslim edilir alkan nakliyat vahdettin adınısever tel 0212 471 70 27 cep 0554 959 37 42 0537 735 95 01 0538 523 43 19 irtibat
  • Savaş Üstün / 23 Ağustos 2010 10:44

    site sakinlerine

    Arkadaşlar siteye ismini yazmayan kişilere cevap yazmamız doğru değil. Bu tür kişileri ciddiye almayalım. Tartışmalar şu anda iyi gidiyor ilker üstün e ve selamettin adınısever e teşekkür ederim kırıcı olmadan bizleri bilgilendirdikleri için.Selamettin adnınısever kardeşimiz biraz daha tarafsız olsa daha iyi olacak bence.Devamlı bir tarafı tutmak diğer tarafı eleştirmek yanlış.Herkesin eleştirilecek yönleri ve alkışlanacak yönleri vardır. Burada eleştirilecek yönlerini eleştirelim alkışlanacak yönlerini alkışlayalım.
  • savaş üstün / 23 Ağustos 2010 10:35

    ibrahim üstün e

    1. Türkiyedeki karayolları sadece akp ve anap döneminde yapılmamıştır.
    2. Bizim köyden taşovaya giderken dutluktan sonra yeşilırmak üzerinde köprü yoktu yol dağ yamaçlarından giderdi (eski yol) yol aşağı çekildi köprü yapıldı bu yol darbe hükümeti zamanında yapıldı başbakan bülent ulusu idi onada dua etmemiz lazım.
    3.Hatırlamıyorum ama bizim köyün yolu hangi hükümet zamanında yapıldı ise onada dua edelim bizi tozdan kurtardı.
    4.Amasya Taşova arasındaki genişletilmiş yol mesut yılmaz -demirel-çiller- zamanında yapıldı. Erdoğan zamanında ise duble yola çevriliyor .

    Şimdi size aşağıda 1967 den 2009 a kadar türkiyede yapılan toplam yol uzunluklarını yazıyorum. Ayrıntılı olarak incelemek isterseniz karayolları genel müdürlüğünün web sitesinden devlet ve il yolları envanterine bakabilirsiniz.

    incelemem sonucu benim yorumun şu: 1967 den beri bütün hükümetler yol konusunda çalışmış 1980 darbe hükümeti dahil. yani burada kimsenin hakkını yemeyelim.Hiç bir hükümet zamanında yol çalışması durmamış. birilerinide daha fazla çalışmış gibi göstermeyelim. 1967 deki yolun kalitesi ile 2000 yılındaki yolun kalitesinide değerlendirmeyelim.şu anda yıl 2010 asfalt kalitesi süper 2030 da daha güzel olacaktır hükümet kim olursa olsun.

    YILLARA GÖRE DEVLET VE İL YOLLARI UZUNLUĞU (TOPLAM KM)
    1967 - 59.257
    1968 - 59.524
    1969 - 59.620
    1970 - 59.453
    1971 - 59.469
    1972 - 59.448
    1973 - 59.279
    1974 - 59.499
    1975 - 59.069
    1976 - 59.615
    1977 - 59.407
    1978 - 59.717
    1979 - 60.059
    1980 - 60.761
    1981 - 59.717
    1982 - 60.954
    1983 - 59.297
    1984 - 59.112
    1985 - 59.302
    1986 - 59.139
    1987 - 58.915
    1988 - 58.851
    1989 - 58.552
    1990 - 59.129
    1991 - 59.221
    1992 - 59.842
    1993 - 59.770
    1994 - 59.832
    1995 - 59.999
    1996 - 60.225
    1997 - 60.841
    1998 - 60.885
    1999 - 60.923
    2000 - 61.090
    2001 - 61.305
    2002 - 61.368
    2003 - 61.491
    2004 - 61.814
    2005 - 61.939
    2006 - 61.764
    2007 - 61.912
    2008 - 62.023
    2009 - 62.219
    İNŞALLAH 2015 DE 100.000 KM. VE DUBLE YOL OLARAK GÖRÜRÜZ...

  • HASAN ÜNKAN / 22 Ağustos 2010 05:48

    SERSERİ DELİ RUMUZLU KARDEŞİME

    KİM OLDUGUNU BİLMİYORUM AMA SANA CEVAP VERİRKEN SERSERİ DELİ RUMUZUNU YAZMAK İSTEMEZDİM HELE DELİ KELİMESİNİ KİMSE BENİM HEMŞERİME , YAZAMAZ BUNA CESARET EDENİNDE AKLIYLA ZORU VAR DERİM ! FAKAT CEVABIMIN SANA OLDUGUNU ANCAK BU ŞEKİLDE ANLAYABİLİRSİN DİYE YAZMAK ZORUNDA KALDIM KEŞKE SANA İSMİNLE HİTAP ETSEYDİM AMA İSMİNİ BİLMİYORUM ÖNCELİKLE RUMUZUNU YAZARKEN DELİ KELİMESİ İÇİN SENDEN ÖZÜR DİLİYORUM BENİM HEMŞERİLERİM BENİM HATTA BİZİM İÇİN ÇOK KIYMETLİDİR HERKES BUNU BÖYLE BİLSİN

    BU YAZIYI NEZAMAN YAZDIN BİLMİYORUM İNAN İŞLERİM O KADAR YOGUNKİ BU SİTEYE YENİ GİRME FIRSATIM OLDU .BU FIRSATIDA SAHURDA SAAT 03:50 DE BULABİLDİM GELELİM BU SİTEDE YAZILARI ONAYLAMA İŞLEMİNE BEN BU SİTEDE ONAYLAMA İŞLEMİ İLE İLGİM YOK ŞİFRESİNİDE BİLMİYORUM SADECE BURAYA ONAY VEREN İKİ KİŞİYİ TANIYORUM HEPSİ O KADAR

    SANA YAZDIKLARIN İÇİN HEM TEŞEKKÜR EDİYORUM HEM KIZIYORUM TEŞEKKÜR ETMEMİN NEDENİ DERİN BİR KONUYA DEGİNMİŞSİN BAKIN BURADA AYRIM YAPMIYORUM BİZ BELEDİYE OLDUK AMA ANLAŞILSIN DİYE YAZIYORUM YANİ ESKİ ADIYLA AŞAĞIBARAKLI KÖYÜNE ÇOK BÜYÜK BİR RAHATSIZLIK VE ÜZÜNTÜ YAŞATAN OKUL SATIŞINI GÜNDEME GETİRMİŞSİN SIKINTINI HATTA SIKIMTILARIMIZI PAYLAŞIŞMIŞSIN ÇOK SAOL

    SANA KIZMA NEDENİM İSE BENİM AŞAGIDA BİR BİLGİLENDİRME VE UYARI YAZIM VARDI HEP BERABER ORTAK HAREKET EDELİM DERNEGİMİZ BU KONUYU ELE ALDI ÇOK YOGUN BİR ŞEKİLDE BU KONU İÇİN ÇALIŞILIYOR VE GEREKLİ YERLERLE GEREKENLER YAPILIYOR ŞAHIS OLARAK HAREKET ETMEYELİM DİYE ONU DİKKATE ALMAMIŞSIN BİLİYORUM KONU ÇOK ŞEYLER SÖYLETİYOR İNSANA ANLIYORUM SENİ HEPİMİZİ OLDUGU GİBİ SENİDE ÇOK ÜZMÜŞ BU SATIŞ İŞİ AMA BİZ ŞİMDİLİK SABIRLI VE SAKİN OLACAGIZ AKSİ TAKDİRDE TÜM KASABAMIZ HALKINDA HUZUR VE RAHAT KALMAZ BUDA HİÇ İSTEMEDİĞİMİZ BİR DURUM KEŞKE BURADA BU SIKINTIYI KONUŞMAK YERİNE KASABAMIZ NASIL KALKINIR GEREK KASABAMIZ HALKI GEREKSE HER İKİ MAHALLENİN DERNEKLERİ KASABAMIZA NASIL FAYDALI OLUR NASIL BİR ORTAK ÇALIŞMA YAPARDA GÜZEL İŞLER ORTAYA ÇIKAR DİYE GÜZEL TARTIŞMALAR YAPMAYI İSTERDİM FAKAT BİLİNÇSİZCE DÜŞÜNCESİZCE KİMSENİN FİKRİ ALINMADAN ATILAN BİR ADIM BUGÜN ORTAMI GERİYOR MERAK EDİYORUM BU HUSUMET BİLİNÇLİ BİR ŞEKİLDEMİ ÇIKARILMAYA ÇALIŞILIYOR KASABAMIZIN ÜÇ ÖNEMLİ ORTAK ALANI VAR BİRİ CAMİLERİMİZ,BİRİ ORMAN VE MERALARIMIZ ,DİGERİ VE EN ÖNEMLİSİDE OKULLARI ÇÜNKÜ BURADA DEDELERİMİZDEN TUTUNDA BABALARIMIZ VE BİZLERİN OLMAK ŞARTIYLA BİR KAÇ KUŞAGA AİT ANILARIMIZ VAR VE HEPİMİZ GURBETTE YAŞADIGIMIZ İÇİN BU ANILARIN ÖNEMİ DAHADA BÜYÜK OLUYOR AMASYA MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜNE GİDİPTE DİLEKÇE VERENLER AŞAGIBARAKLININ OKULU İÇİN DEGİL AYNI ZAMANDA YUKARI BARAKLININ ESKİ OKULU İÇİNDE GİTMİŞ BU OKULLAR BOŞ DURUYOR ÇOCUKLAR BURADA BALİ İÇİYOR BU OKULLARI SATALIM DİYE DİLEKÇE VERMİŞ YUKARI BARAKLININ OKULUNDA ÖGRETMEN OTURUYOR ONDAN KİRA ALINIYOR DİYE O OKULUN SATIŞINI ŞİMDİLİK ERTELEMİŞLER İLERDE NE OLUR BİLİNMİYOR AŞAGIBARAKLININ OKULU BOŞ DİYE SATIŞINI ONAYLAMIŞLAR BUNUDA BİLGİ İÇİN YAZIYORUM

    SÖZLERİME SON VERİRKEN SİZLERDEN RİCAM ORTAMI GERECEK, TÜM KASABA HALKINA ZARAR VERECEK AÇIKLAMALARDA BULUNMAYIN ŞAHIS OLARAK HAREKET VEYA HERHANGİ BİR ŞEY YAPMAMANIZI RİCA EDİYORUM HEP BİRLİKTE HARET EDELİM SADECE ÇOK KISA BİR ZAMAN İÇİN SABIRLA BEKLEYİN GEREKİRSE KONU ÇIKMAZA GİRİGİNDE VEYA OLUMLU YADA OLUMSUZ HABERLERİ PAYLAŞMAK İÇİN SİZLERLE GENEL BİR TOPLANTI YAPACAGIZ VE DETAYLARIDA GEREKİRSE BU SİTELERDEN PAYLAŞACAGIZ LÜTFEN RAMAZANINIZI RAHAT VE HUZURLU GEÇİRİN BU VESİLE İLE TÜM HEMŞERİLERİME HAYIRLI RAMAZANLAR DİLİYOR HEPSİNİ TEK TEK ALLAHA EMANET EDİYORUM SAYGILARIMIZLA ÖZBARAKLI KASABASI YARDIMLAŞMA DERNEĞİ ÜYELERİ VE YÖNETİMİ ADINA DERNEK BAŞKANI HASAN ÜNKAN
  • Selamettin Adınısever / 21 Ağustos 2010 10:19

    El Cevap

    Genç serseri rumuzlu kardeşim.
    İsimli demiyorum rumuzlu diyorum.

    Bu ülke bizim yanlışı doğruyu tartışalım ki kararsız olan arkadaşlar veya bilgisi olmayan arkadaşlara düşünme fırsatı olsun. Sizin yaşınız kaç bilmiyorum ama benim babaannemin kimliğinde doğum yeri ve tarihi Erbaa 930 yazıyor. Rahmetli Selahattin Amcamın kimliğide 01.01 diye gözüküyordu. Neden biliyormusunuz Erbaa da yangın çıkmış Erbaa yanıyor diye tellal bağırmış millette yanarsa yansın Erbaanın büyükleri düşünsün demişler.
    Sonuçta Hükümet konağındaki yüzlerce mahkeme olayları haklılar haksızlar sonuçlananmamış.
    Mağdur olanlarda sevinenlerde olmuş. Sonra Taşova ilçe olmuş.

    Yani bu iş sadece büyüklerin işi değil bizlerde bildiklerimizi tartışmalıyız k geleceğimiz aydınlık olsun bu bir vebaldir.
  • UĞUR MANTAR (Services Root Admin) / 20 Ağustos 2010 21:18

    Anket Sonucu

    Merhabalar ANKET SONUÇLARİNİ Açikliyorum.

    Anket Sorumuz: Köyümüzde En Cok Tutulan Meyve veya Sebze Sence Hangisi?

    Sonuçlar

    Kiraz 22 ( 32.84% )

    Üzüm 17 ( 25.37% )

    Bamya 13 ( 19.40% )

    Şeftali 6 ( 8.96% )

    Elma 6 ( 8.96% )

    Fasulye 3 ( 4.48% )

    Yeni Anketimiz Hizmete Sunulmuştur..

    UĞUR MANTAR (Services Root Admin)





    Toplam katılım : 67
  • Selamettin Adınısever / 20 Ağustos 2010 16:49

    Pakistan

    Kurtuluş mücadelesi verdiğimiz yıllarda Hindistan ve Pakistan'lı müslüman kardeşlermiz evlerindeki yüzükleri bilezikleri Türkiye'ye göndermişlerdir. Mustafa Kemal Paşa gelen paralarla fon oluşturmuş Türkiye İş Bankası'nı kurmuştur. Mustafa Kemal Paşa daha sonra hisselerini CHP'ye manevi kızlarına ve kız kardeşine bırakmıştır. Gerçi daha sonra İş Bankası yöneticileri ile CHP yönetimi mahkemelik oldu hakkımızdı, istiyoruz hakkınız değil de bloke edilecek fakir öğrenciler okuyacak diye ama mahkeme sonuçlandı mı bende bilmiyorum.

    Temelinde Pakistan'lı müslümanların parası olan Türkiye İş Bankası ve CHP inşallah bu kardeşlerimize yardım elini uzatır.
  • İbrahim ÜSTÜN / 20 Ağustos 2010 11:17

    İlker

    Sayın Selamettin bey kardeşim
    İlker ile bazı konuları tartışıyorsunuz okuyor ve mutlu oluyorum.İlker bazı konuları tam anlamadan konuşuyor.1974 yılında 2 köyün 1 traktörü vardı şemeleğin şap şap derdik.Başka araba yokdu.Şimdi her kapıda 1 araba mevcut köyümüzün % 80 emekli eskiden köye 4 tane öğretmen maaşı girerdi.15 sene önce izmirden amasyaya 20 saatde giderdik ilker 10 yaşındaydı şimdi 10 saat amasya geçen gün ankara ya gittim özal ve akp hükümetine dualar ettim.O duble yollar nasıl yapılmış muhteşem olmuş.Yaşım 55 dereköyden durucasuya yürüyerek giderdik.İlker bir sefer deneseya,anlatılacak çok şeyler var ama bizim gençler anlamıyor.kimlik numaram ile türkiyenin her tafında her hastahanede muayene oluyorum.Benim başka şeye aklım ermez kafam bu kadar çalışıyor.Herkese saygılar sunar iyi günler dilerim İbrahim ÜSTÜN
  • ilker üstün / 19 Ağustos 2010 11:39

    selamettin beye cevaben

    benim ne demek istediğimi çok güzel anlamışsınız tebrik eder başarılarınızın devamını dilerim. güzel abim senin çektiğin bu sıkıntıları bu ülkede milyonlar çekti biliyorum. ak partinin ilk iktidara gelişinin milletin bir öfkesinin olduğunu da biliyorum. bu saydıklarını söylediklerini de tarihle ilgilenmemden dolayı biliyorum.

    ama sen beni çok yanlış anlamışsın be abicim. ben diyorum ki kılıçdaroğlundan sonra da ssk zarar etti (ayrıca ssk gibi kurumlar zarar etmez finansman açığı verir bunu da belirtelim) sen bana geçmişte yaşananlardan bahsediyorsun. bırak abicim bu geçmişte yaşananları. bu kadar acizmi kaldı akp de geçmişte yaşananları sömürmeye çalışıyor. acı yaşayanların acılarını tekrardan diriltmeye çalışıyor. ama yok illa sömürülcek bişey buluruz dimi. chp olmadan atatürkü mhp olmadan vatanımı akp olmadan dinimi sevemeyecekmiyim ben.

    neymiş bu millet özel hastane bilmezdi önceden. biliyoruz bunu zaten de benim yazdıklarımla ne alakası var bunun bi ilişki kurabilirmisin. kamplar kuruldu diyorsun. demekki bu kamplar yala kuruluyor ki ssk hala zarar veriyor (daha doğrusu finansman açığı).

    en derin saygılarımı iletir hayırlı ramazanlar dilerim.
  • Zeynel Abidin ÖRMEKAYA / 19 Ağustos 2010 10:37

    Referanduma Giderken

    Esselamualeyküm hayırlı sabahlar, hayırlı ramazanlar diliyorum. Selamettin bey yorumlarınızı takib ediyorum yapmış olduğunuz yorumlarda nokta atışı yapıyorsunuz. gerçekten açık ve net bir şekilde ifadelerinizi paylaşıyorsunuz. inşaallah ramazan bayramımız çifte bayram olarak yaşanacaktır inanıyoruzki rabbim yardım edecektir, Başbakanımızın 18.08.2010' Çarşamba günü kocaelinde Referanduma destek mitingi vardı mitinge gitme şansımız oldu O sıcağa rağmen meydanlar, sokaklar, park olanları doldu taştı Karşılıklı bir şekilde O Sevgiyi O aşkı O bağlılığı görmek canlı canlı tanıklık etmek güzel bir olay kocaeli bayram yerine döndü, inşaallah tüm türkiyede sandıklar EVET' le patlayacaktır. Başbakanımız diyorya^^ Bana sonun Rahmetli Adnan menderes gibi olur diyorlar. Ben Milletime hizmet için bu yola çıktım yola çıkarkende kefen giymeyi göze aldım. beyaz gömleğimi yanımda taşıyorum. Aman yarabbim, bu sözü her adam söyleyemez Rabbim senin yar ve yardımcın olsun dualarımızla arkandayız.
  • Selamettin Adınsıever / 19 Ağustos 2010 09:04

    El Cevap

    İlker Bey kardeşim,
    Araştırmalarınızdan dolayı sizi tebrik ederim. Yalnız şuna da nazar eylemek lazım. dahs önce de yazdığım gibi bu millet özel hastahane nedir bilmezdi. Benim rahmetli amcam belirli günlerde diyalize girerdi. Dayalize girmek içinde maddi imkansızlıklardan dolayı çoğu zaman dolmuşlarla aktarmalı bir şekilde hastahaneye giderdi, yarı baygın bir şekilde hastahaneye varılır orada 1-2 saat diyalizde kalır kendine gelirdi. Oradan çıkınca eve gelene kadar yine aynı işlkenceler ve sonuç sil başytan bir daha.
    Ama şimdi nerede ikamet ediyorsunuz bilmiyorum ama Özbaraklı'ya özel diyaliz aracı geliyor evinizden alıyor diyalize girip çıktıktan sonra tekrar evinize bırakıyor dolayısıyla bu bir külfetttir. Özürlü çocuğu varsa devlet anneye sen çalışma çocuğuna bak sana şu kadar ücret diyor. ben çok iyi biliyorum Taşova'da tekelde çalışan bir bayan çoğunun önüne ekmek yemek su bırakıp bağlayıp gidiyordu. Şimdi azda olsa bir maaş alıyor çoğunun özürlüde olsa bağrına basıp bakıyor. Daha bunun gibi onlarca extra özel hizmet vardır. İlaç almak için SSK'nın yada diğer kurumların anlaşmalı olduğu eczaneler vardı. ben öğrenci iken bir gün büyükbabamın ilacını alabilmek için böyle bir yaz sıcağında Amasya'da eczane eczane dolaştım. Ahır önüne geldiğimde köyün dolmuşu gitmişti. Sizin köylü Dursun'un kamyonun kasasında o sıcakta meyve kasalarının üstünde geri eve geldik. Bu gün anlaşmalı eczane diye birşey yok herkes istediği eczaneden alabiliyor. Dolayısıyla bunca hizmetin karşılında SSK'nın şimdi açığı olması müstehaktır.
    Ama eskiden ssk'nın açık verme nedenlerinden birisi, daha öncede yazdım SSK kampları kuruldu senin ödediğin paralarla ben köye kamyon kasasında hastamı götürürken adam benim paramla SSK kampı Çolaklı, SSk Kampı Güre SSk Kampı Akçay, SSK kampı Antalya, SSk Kampı Kuşadasında kamplar inşa ettiler. Onlar plajda göbeğini kaşıdı. Onlardan dolayı açık verdi. SSK Genel müdürü hükümetin bir memurudur. Hiç bir hizmet verilmediği halde açık veryiorsa hükümete kardeşim yanlış yapıyorsunuz diye sormaz mı. Biliyorsunuz Sayın kılıçdaroğlu Rahşan Affıyla afedildi.
    Yani şu an Kılıçdaroğlu demek CHP demektir. Büyük dedeniz babaanneniz varsa olar çok iyi bilir kuran-ı kerimleri ahırlara sakladıklarını hayvanlarını dağa kaçırdıklarını çocuğunu okusun diye köy enstitülerine gönderip geri döndüğünde çocuğunu tanıyamayanları, başında kasketi olmadığı için Taşova'dan tütün parası alamayanları, namaz kıldığı için memurluktan atılanları, askeriyeden atılanları, İmam hatipte ictimaada başörtüsü başından alınan kızları muhakkak bilirsiniz. Dersimii Diyarbakır zindanlarını, Temellerin duruşmasını okuduysanız az çok fikirlerinizin değişeceği görüşündeyim.
    Teşkkür eder hayırlı ramazanlar dilerim.
  • HASAN ÜNKAN-ÖZBARAKLI KASABASI DERNEK BAŞKANI / 17 Ağustos 2010 23:46

    OKUL SATIŞI

    SAYGIDEGER HEMŞERİLERİM ÖNCELİKLE BÖYLE ÜZÜCÜ BİR KONU İLE CANINIZI SIKMAK İSTEMEZDİM AMA ESKİ ADIYLA AŞAGI BARAKLININ OKULUNUN SATIŞI VEYA TAKASI GÜNDEMDE OLDUGU DOGRU BU AÇIKLAMAYI ÖZBARAKLI BELEDİYE BAŞKANI CEVDET ÜSTÜN BİZZAT YAPMIŞTIR . SABIRLI OLMANIZI DERNEĞİMİZİN YÖNETİMİ VE ÖZELLİKLE BEN DERNEK BAŞKANI OLARAK BU KONU ÜZERİNDE YOGUN BİR ÇALIŞMA BAŞLATTIĞIMIZI ÇOK GÜÇLÜ BİR DERNEĞİMİZİN OLDUGUNU VE GEREKEN HERŞEYİN ÜSTESİNDEN GELECEĞİMİZİ BİLGİLERİNİZE SUNARKEN BENİM AGZIMDAN SON AÇIKLAMAYI DUYANA KADAR RAHAT VE SABIRLI OLMANIZI VE SİZLER ŞAHIS OLARAK HAREKET ETMEMENİZİ GEREKTİĞİ ZAMAN BU KONU HAKKINDA HEP BİRLİKTE HAREKET EDECEĞİMİZİ BİLGİLERİNİZE SUNAR HERKESE SELAM VE SAYGILARIMI SUNARIM ÖZBARAKLI KASABASI DERNEK YÖNETİMİ ADINA DERNEK BAŞKANI HASAN ÜNKAN
  • UĞUR MANTAR (Services Root Admin) / 17 Ağustos 2010 23:45

    BilgiLendirme

    Sitemiz Sakinlerine Selamlar Saygilar..
    Ufak bir ayrıntiya Deyincegim Sitemizde Görevli Editor.Yönetici
    Abilerimiz Kardeşlerimizin Şuan da Tatilde Olmasi Sebebiyle. Ziyaretci defteri yorumlariniz ve haber yazi yorumlarınız. Gec Yansiyabilir. Şu anda Tek Başima Yönetiyorum Siteyi.
    Bilginize Arz Olunur.
  • ilker üstün / 17 Ağustos 2010 12:55

    selamettin beyin 3 Ağustos 2010 tarihindeki yazsının devamı

    iyi günler dilerim sevgili site ziyaretçileri ve saygıdeğer hemşehrilerim. öncelikle şunun altını çizmek isterim ki herhangi bir parti taraftarı değilim. beni çok yakından tanıyanlar bunu zaten bilir. beni uzaktan bilenler ise bana önyargıyla yaklaşabilirler bunu kırmaktır niyetim.

    konumuza gelirsek (kendisinden pek hazzetmem) kemal kılıçdaroğlunun zamanında ssk nın uğratıldığı zarardan bahsetmiş pek muhterem selamettin bey. ama atladığı bir nokta var. bir partinin genel başkanını yermek isterken madalyonun diğer yüzünü görmek istemiyor. selamettin bey 1999 yılına kadar olan zararları yazmış güzel buraya kadar aydınlandık vay anasını neler olmuş dedik. peki ya sonrası beyler ağalar. biz sadece işimize geleni mi öğreneceğiz. diğer şeyler gizli mi kalacak. okumak isteyen okusun özet filan geçmeyeceğim.


    simdi bir kisim kisiler kemal kilicdaroglu'nun ssk'yi nasil zarara ugrattigini belirten rakamlar yayinliyorlar.

    once kemal bey'in rakamlari:

    "kiliçdaroğlu’nun ssk karnesi: (tl)

    1991 128.000 kar ziya yalçin sayin

    1992 2.556.000 zarar kemal kiliçdaroğlu

    1993 8.084.000 zarar kemal kiliçdaroğlu

    1994 19.399.000 zarar kemal kiliçdaroğlu

    1995 81.335.000 zarar kemal kiliçdaroğlu

    1996 144.383.000 zarar kemal kiliçdaroğlu

    1997 336.000.000 zarar kemal kiliçdaroğlu

    1998 447.000. 000 zarar kemal kiliçdaroğlu

    1999 1.111.000.000 zarar kemal kiliçdaroğlu"

    bunun uzerine ben de gittim, sgk'nin son halini bir inceleyeyim dedim. durum nedir, oyle ya bunu elestirenler daha iyisini yapiyor olmali?

    iste devletin resmi sitesinden bilgiler:

    http://www.sgk.gov.tr/...ortal/anasayfa/istatistikler adresine gidin.

    orada 2008 istatistikleri var, dosya adresi de su:

    http://www.sgk.gov.tr/.../2008_aralik.xls?mod=ajperes

    excel'i acalim. 31'inci sheet'e ulasalim, ismi 31-sgk toplam gelir gider olan sheet.




    yil gelir artis% gider artis% acik rakami (bin tl)
    2000 8.575.831 10.987.036 -2.411.206
    2001 13.360.579 55,8 17.830.745 62,3 -4.470.166
    2002 20.018.189 49,8 27.982.464 56,9 -7.964.275
    2003 27.916.539 39,5 41.336.077 47,7 -13.419.538
    2004 34.689.248 24,3 50.621.622 22,5 -15.932.374
    2005 41.249.438 18,9 59.941.373 18,4 -18.691.935
    2006 53.830.886 30,5 71.867.475 19,9 -18.036.589
    2007 56.874.830 5,7 81.915.401 14,0 -25.040.571
    2008 67.257.484 93.159.462 -25.901.978

    yani 2008 acigi 25.901.978.000 tl 25 milyar, 901 milyon , 978 bin tl.

    yani neredeyse 26 katrilyon eski para ile.

    2009'dan haber yok demek ki durum acinacak halde!

    iste bu da rte'nin gurur tablosu. hadi simdi de anlatin da gorelim...


    degerli okuyucular:

    bazi arkadaşlar , diyecek ki "bu yaziniz cok subjektif. bu aciga bakiyorsunuz, ama karsiliginda olumlu olarak neler yapilmis ona da bakin". yani acigin olumlu gelismelerden oldugunu belirtiyorlar.

    ben de sunu soylemek istiyorum kendilerine:

    sosyal guvenlik sistemi ile ilgili son donemdeki olumlu degisiklikleri su anki sgk genel muduru mu yapti, yoksa hukumet mi?

    eger ki cevabiniz hukumet ise o zaman zamanindaki zararlarin sorumlusu da o donemki hukumetler degil mi, kemal kilicdaroglu'nun sucu ne, yani neden adami tefe koyup caliyorsunuz?

    yok eger olumlu degisikliklerin mimari sgk genel muduru ise, o zaman yeni ssk mudurunu tebrik ederiz, bu onun basarisidir, hukumetin degil.

    bilmem anlatabiliyor muyum?
  • Ahmet Genç / 17 Ağustos 2010 10:47

    başşağlığı

    Köyümüz büyüklerinden ahmet şenel amcamıza yüce (ALLAHTAN) rahmet diliyorum
  • HÜSEYİN ÖZCAN / 17 Ağustos 2010 00:56

    SELAMÜN ALEYKUM KIYMETLİ VE DEĞERLİ HEMŞERİLERİM BU OKUL MESELİ NEDİR BİRİ AHA BURUYA YAZSSIN ALLAH AŞKIN AHERİ SATILIYOMU NİYE SATILIYO SAGILARIMLA CEVAP BEKLİYOM SAYGILARIMLA
  • erdeniz ayar / 16 Ağustos 2010 14:19

    TOPLANTI

    DERNEK ÜYELERİNİN DİKKATİNE OKUL SATIŞI İÇİN TOPLANTI YAPALIM DİYORUM İMZA TOPLAYALIM ARKADAŞLAR OKUL İÇİN BİRLİK OLALIM BU OKUL SATILIRMI LÜTFEN CEVAP VERİN SAYGILAR
  • erdeniz ayar / 13 Ağustos 2010 16:17

    -----------

    KEYFE KEDER ALAYIONA GİDER TAŞOVA GENÇLERİYİZ ŞEKLİMİZ YETER SELAM TAŞOVAM
  • ilker üstün / 13 Ağustos 2010 12:55

    bu haberi bir okuyun

    köyümüzdeki üreticiler açısından faydalı olabilir
    http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/15541904.asp?gid=373


    Köy-Koop üreticiden toptancıya direk satışın yolunu açtı
    Köy-Koop Merkez Birliği, oluşturduğu internetten satış sistemi ile üretici ve alıcıyı aracısız bir şekilde tek bir sistem üzerinde buluşturdu. Şimdilik sadece toptan satış yapılan www.koykooppazari.com sitesinde önümüzdeki dönemde perakende satışa da geçilmesi planlanıyor. Ürünlerin her türlü detayının yer aldığı sitede elma 30 kuruştan, patates 25 kuruştan, domates ise 21 kuruştan başlayan fiyatlarla satılıyor.


    Tarım ve hayvancılık alanında faaliyet gösteren 2 bin 700 kooperatif ve bunların altındaki binlerce üreticinin üye olduğu Köy-Koop Merkez Birliği, yeni bir satış stratejisi uygulamaya başladı. Altyapısı geçtiğimiz yıl haziranda tamamlanan ilk satışın ise Kasım ayında gerçekleştirildiği siteye ilgi her geçen gün artıyor.

    ÜRETİCİYE SATIŞ KANALI OLUŞTURDUK

    Projenin hayata geçirilmesinde önemli bir paya sahip olan Köy-Koop Merkez Birliği Yönetim Kurulu Danışmanı Emel Tuğrul, neden böyle bir satış kanalı oluşturduklarını şöyle anlattı:

    "Ben 5.5 senedir buradayım. İlk geldiğimde üreticiler devamlı ürünlerini satamadığı ve pazarlayamadığı için şikayet ediyordu. Üretici malını üretiyor ama istiyor ki tüccar gelsin, aracı gelsin ondan alsın. Gelen olmayınca ürün tarlada kalıp çürüyor. Bir de ürünlerini satıp parasını alamayan ve mağdur olan önemli bir kitle vardı. Biz de ne yapabiliriz diye düşündük ve böyle bir satış kanalı oluşturmaya karar verdik."

    GARANTÖRÜ ZİRAAT BANKASI

    Burada Ziraat Bankası'nın garantör banka olduğunu belirten Tuğrul, dolayısıyla üreticilerin parasını alamama gibi bir riskin kalmadğıı belirtti. Alıcının siparişi verdikten sonra parayı Ziraat Bankası'na yatırdığını ve alıcı ürünü alana kadar paranın bankada bloke edildiğini belirten Tuğrul, daha sonra blokajın kaldırılıp üreticinin elin geçtiğini ifade etti.

    Tuğrul, Ziraat Bankası'nın alıcılara taksit ve kredi gibi çeşitli ödeme kolaylığı sağlayan çözümler ürettiğini de dikkat çekti.

    ŞİMDİLİK SADECE TOPTAN SATIŞ



    Şu anda 2 bin 700 kooperatifin 60-70 tanesinin ürünlerini sattığını anlatan Tuğrul şöyle devam etti:


    Eren GÜLER yazıyor hurriyet.com.tr"Ancak ilgi sürekli artıyor. Özellikle sistem tanındıkça hem üretici hem de alıcı ilgisinin çok fazla olacağını düşünüyoruz. Çünkü bu aracıları ortadan kaldırıp maliyet avantajı sağlayan bir sistem. Özellikle toptancılar, marketler, oteller ve ihracatçılardan önemli oranda talep alıyoruz."

    Sistemin ilk etapta toptan satışlara göre kurgulandığını belirten Tuğrul, "Ancak bazen deneme ürünü isteyen firmalar oluyor. 10 kavanoz bal, 10 şişe zeytinyağı istiyoruz diyorlar. Özellikle de otellerden böyle talepler geliyor. Bu durumda gerekli yardımı yapıyoruz" dedi.

    Tuğrul, perakende satışın olup olmayacağına ilişkin olarak da şöyle konuştu:

    "Şimdilik perakende satışımız yok ama daha sonra olabilir. Özellikle zeytin, salça, zeytinyağı gibi mamul maddelerde deneyebiliriz. Fakat kargo, ambalaj, paketleme gibi işler sıkıntı yaratıyor."

    GARANTİSİNİ VERİYORUZ

    Site üzerinden şimdiye kadar en fazla salça, kuru üzüm ve kuru kayısı sattıkları bilgisini veren Tuğrul, sattıkları ürünlerin kalite ve bütün özelliklerinin üzerinde yazdığını, bunun garantisini alıcıya verdiklerini sözlerine ekledi.

    Önümüzdeki dönemde yurtiçi kadar yurtdışına da satış yapmak istediklerini ve ihracatçılara ulaşacaklarını anlatan Tuğrul, "Üreticinin pazarlama sorununa çara bulmaya çalışıyoruz. Bu şekilde ilk elden satış yapmanın önünü açtık. sistemin daha da yayılacağına inanıyoruz" dedi.


  • erdeniz ayar / 13 Ağustos 2010 12:38

    -----------

    slm özbaraklı hemşerilerim yanlış anlamayın çilanın sebahattinin ev veya cep nosunu bilen çok acil bana allah rızası için göndersin hayırlı ramazanlar saygılar
  • SELAMETTİN ADINISEVER / 13 Ağustos 2010 09:08

    ÖNEMLİ NOT

    İmsak vakti demek yiyip içmenin artık bırakılması gereken zamandır. Bazen şöyle yanlışlıklar olabiliyor,
    Ezan okunana kadar yenilir içilir gibi.
    1982 Yılında dönemin Diyanet İşleri Başkanı imsak vakti ile sabah namazı vaktini birleştirdi. İnsanlar sahur yapıyor yatıyor 20 dakika sonra tekrar kalkıyor diye oysaki sabah namazı vakti imsaktan 20 dakika sonradır. Teberrüken temkinli davranmak lazım imsakiyelerde imsak vakti yazan saatte yeme içme kesilmelidir ki orucumuz kazaya gitmesin. Müezzin ezanı bir kaç dakika geçte okuyabilir dolayısıyla bizi bu sorumluluktan kurtarmaz.
  • SELAMETTİN ADINISEVER / 13 Ağustos 2010 08:58

    ORUCU BOZMAYAN ŞEYLER

    Orucu bozmayan şeyler

    Sual: Orucu bozmayan şeyler nelerdir? CEVAP: Bazıları şunlardır: 1- Oruçlu olduğunu unutarak yiyip içmek,
    2- Ağzına gelen kusuntunun geri gitmesi,
    3- Oksijen tüpüyle suni hava vermek,
    4- Orucu bozmaya niyet edip de bozmamak,
    5- İstemeyerek ağız dolusu kusmak,
    6- Boğaza toz, duman vs. kaçması,
    7- İsteyerek, zorlayarak biraz kusmak,
    8- Göze ilaç damlatmak, ıslak lens takmak,
    9- Gıybet etmek,
    10- Rüyada ihtilâm olmak,
    11- Diş çukuruna ilâç koymak,
    12- Çiçek, kolonya veya parfüm koklamak,
    13- Morfinsiz, iğnesiz diş çektirmek,
    14- Yutmadan yemeğin tadına bakmak,
    15- Sakındığı hâlde toz ve dumanın boğazdan veya burundan içeri girmesi,
    16- Diş çektirince gelen tükürükten az kanı yutmak,
    17- Ağzını yıkadıktan sonra, kalan yaşlığı tükürükle yutmak,
    18- Dişleri arasında kalan nohuttan küçük olan şeyi yutmak,
    19- Hacamat olmak, kan aldırmak,
    20- Kulağına su kaçması,
    21- Uyanıkken, sadece bakarak cünüp olmak,
    22- Misvak kullanmak, macunsuz diş fırçalamak,
    23- Gusletmek, banyo yapmak,
    24- İdrar yoluna pamuk koymak, [Şafii’de bozar.]
    25- Sağlam deriye ilaç, krem, her çeşit yakı, sigara bandı, tokluk bandı koymak,
    26- Yaraya imsak vaktinden önce konan sıvı ilacın, imsak vaktinden sonra emilmesi,
    27- Yaradan çıkan kan, irin ve benzerlerinin tekrar içeri girmesi,
    28- Arı sokması,
    29- Dudaktaki yaşlığı yutmak,
    30- Banyoda oluşan su buharını teneffüs etmek,
    31- Kuru parmağı, ön veya arka tarafa sokmak, [Şafii’de bozar.]
    32- Ele iğne batıp, kırığının içinde kalması,
    33- Kulağa pamuklu çubuk sokmak, [Şafii’de bozar.]
    34- Kanayan yere, kanın durması için kan taşı sürmek,
    35- Ağza gelen yemeği, balgamı, kusmuğu veya baştan burna gelen akıntıyı yutmak.


  • SELAMETTİN ADINISEVER / 13 Ağustos 2010 08:57

    ORUCU BOZAN ŞEYLER

    Orucu bozan şeyler

    Sual: Ramazan orucunu bozan şeyler nelerdir? CEVAP: Ramazan orucunu bozup, yalnız kaza gerektiren şeyler şunlardır:
    1- Boğaza kar ve yağmur kaçması, 2- Astım spreyi kullanmak, 3- Zorla bozdurulmak, 4- Burna sıvı ilâç koymak, 5- Burna kolonya çekmek, [Koklamak bozmaz.] 6- Mukimken oruca başlayıp, sefere çıkınca yiyip içmek, 7- Ud ağacının, amberle tütsülenip dumanının çekilmesi, 8- Başkasının içtiği sigara dumanını isteyerek çekmek, 9- Kulağın içine ilâç damlatmak, kulağı ilaçlı suyla yıkamak, 10- Derideki açık yaraya konan sıvı ilâcın sindirim yoluna girmesi, 11- Vücuda ilaç şırınga etmek, 12- İsteyerek, zorlayarak ağız dolusu kusmak, 13- Dişi kanayanın ağzındaki kanı yutması veya tükürükle eşit miktarda karışık kanı yutması, 14- İmsak vakti bittiğini bilmeden yiyip içmek, 15- Güneş battı zannederek orucunu bozmak, 16- Dişlerin arasında kalan nohut kadar şeyi yutmak, 17- Burna çekilen suyun ağızdan çıkması, 18- Abdest alırken boğaza su kaçması, 19- Kâğıt, taş, pamuk, ot, pişmemiş pirinç gibi ilaç ve gıda olmayan şeyi yutmak, 20- Makattan fitil kullanmak, 21- Oruçlu olduğunu unutup yediğinde, orucu bozuldu sanarak, bilerek yemeye devam etmek, 22- İmsak vaktinden sonra niyet edenin, gün içinde orucunu kasten bozması, 23- Denize girince veya guslederken vücudun içine su girmesi, [Hanbeli’de bozmaz.] 24- Dil altına konan ilacı emmek, 25- Makata konan pamuğun veya başka şeyin hepsinin içeri girmesi, 26- Basur memesinin, taharetlendikten sonra, ıslak olarak içeriye girmesi, 27- Mastürbasyon yapmak, 28- Vücuda giren ultrason veya endoskopi cihazında ilaç, merhem olması, 29- Lavman yaptırmak, [Maliki’de bozmaz.] 30- Özel olarak su buharı teneffüs etmek, 31- Yaş parmağı, ön veya arka tarafa sokmak, [Hanbeli’de bozmaz.] 32- Burundan genze giden kanı yutmak, 33- Açlığa veya susuzluğa dayanamayarak yiyip içmek, 34- Bayılanı ayıltmak için veya uyuyanın ağzına su akıtmak.

    LAVMAN ORUCU BOZAR
    Sual: Lavman, fitil ve dil altı hapı orucu bozar mı?
    CEVAP: Lavman yaptırmak, Maliki hariç, diğer mezheplerde bozar. (El-fıkh-u alel-mezahib-i erbaa)
    Makattan ve vajinadan fitil kullanmak, hatta pamuğun girip kaybolması, parmağın yaş olarak girmesi, kulağa ilaç damlatmak ve burna sıvı ilaç çekmek de orucu bozar. (Redd-ül-muhtar, Hindiye, Hidaye)
    Dil altı hapı ilaçtır, mukoza denilen yumuşak dokudan emildiği için, deri altına iğneyle ilaç zerki gibi olup orucu bozar. Ağız içindeki mukozadan değil de, vücuttaki sağlam deriden emilen ilaçlar bozmaz.


  • serdar ince / 11 Ağustos 2010 19:50

    ramazan

    Ramazana girmiş bulunuyoruz tüm islam aleminin ramazanı hayırlı olsun Allah herkese bolluk bereket nasib etsin selam özbaraklı halkım
  • NAZIM BİLGEN / 10 Ağustos 2010 21:17

    RAMAZAN MESAJI

    EY İMAN EDENLER SAMİMİ BİR TÖVBE İLE ALLAHA DÖNÜN TÖVBELERİN GERİ ÇEVRİLMEDİĞİ RAHMET VE MAĞFİRET YÜKLÜ RAMAZAN AYINIZI TEBRİK EDER HAYIRLARA VESİLE OLMASINI DİLERİM ... DUA... ALLAHIM SENİN RIZAN İÇİN ORUÇ TUTTUM, SANA İNANDIM, SANA GÜVENDİM,SENİN RIZKINLA ORUCUMU AÇTIM YARINKİ ORUCUMA NİYET ETTİM BENİM,AİLEMİN,MÜMİNLERİN GÜNAHLARINI BAĞIŞLA YARABBİM... AMİN...
  • hüseyin bayar / 10 Ağustos 2010 18:58

    geçmiş olsun mesajı

    özbaraklı kasabası belediye başkanı sayın cevdet üstün bey'e geçmiş olsun dileklerimizi iletiriz.insallah en kısa zamanda aramıza döner.allah şifa versin
  • Ahmet Genç / 10 Ağustos 2010 18:12

    ramazan

    TÜM İŞLAM ALEMİNİN RAMAZAN-I ŞERİFİ MÜBAREK OLSUN
  • burcu adınısever / 10 Ağustos 2010 12:05

    Başı RAHMET ortasi MERHAMET sonu ise CEHENNEM'den AZAD olan Mübarek
    Ramazan ayinin hayırlara vesile olmasini dilerim....
  • sadettin adını sever / 10 Ağustos 2010 11:03

    öz baraklı kasabası bledıye başkanı sayın cevdet üstüne gecmiş olsun der acil şifalar dilerim
  • AMASYA İLİ YUKARI BARAKLI KÖYÜ .YRDM .DAY .DER. YÖN,KURULU / 9 Ağustos 2010 23:11

    KASABAMIZIN BELEDİYE BAŞKANI SAYIN CEVDET ÜSTÜN BEYE ALLAH DAN ACİL ŞİFALAR TEMENNİ EDER YAKINLARINA GEÇMİŞ OLSUN DİLEKLERİMİZİ SUNARIZ YÖN.KURULU ADINA BAŞKAN ABDULLAH BOLAT
  • NAZIM BİLGEN / 9 Ağustos 2010 21:42

    DÜĞÜN MERASİMİ

    MERABA HASAN ABİM BENİM DÜĞÜN TARİHİM YANİ 26 EYLÜLDE KADİR GÜLTEN, NİN NİŞANI MERASİMİ VARDI VE ONLARIN NİŞANI İPTAL OLUNCA SALONU BEN ALDIM VE GENE O TARİH İÇİN KADİR GÜLTENE HİÇ BİŞEY SÖYLENMEMİŞ EN AZINDAN SİZ YANİ DERNEK OLARAK KADİR BEYE ULAŞSAYDINIZ BU SORUN OLMAZDI O SİZE GEREKLİ BİLGİYİ ULAŞTIRIRDI VE BENDE ONA GÖRE TARİH BELİRLERDİM HATTA VE HATTA KADİR BEY DERNEĞE BAŞ VURARAK VEDE BAZI TELEFONLAR ARACILIĞIYLADA O TARİHİN BOŞ OLUP OLMADIĞINI ARAŞTIRMIŞ VE UYGUN GÖRÜLEN 26 EYLÜLÜ AYARLAMIŞ SİZ DİYOSUNUZ OSMAN USLUNUN DÜĞÜNÜ 5 AY ÖNCEDEN AYARLANDI DİYE PEKİ BU KARDEŞİMİZ ARAŞTIRMAMIŞMI HİÇ VE SON OLARAKTA KADİR BEYİN NİŞAN MERASİMİNİN TARİHİ GEÇTİĞİMİZ MART AYINDA BELİRLENMİŞ VE O TARİH AYARLANMIŞ
  • ÖZBARAKLI KASABASI DERNEK BAŞKANI HASAN ÜNKAN / 9 Ağustos 2010 00:25

    NAZIM BİLGENE

    NAZIM BİLGEN KARDEŞİME 26.09.2010 SAAT 13:00 İLE 19:00 ARASI OSMAN USLUNUN DÜGÜNÜ VARDIR .vE BU DÜĞÜN TARİHİ 5 AY ÖNCEDEN BELİRLENMİŞ OLUP DERNEĞİMİZİN SIRALAMASINDA MEVCUTTUR EĞER DÜĞÜN SALONUNU KİRALAMADIYSAN DÜĞÜN TARİHİNDE DEĞİŞİKLİK YAPALIM İKİ DÜĞÜN AYNI GÜNE ÇAKIŞMASIN DÜĞÜN SIRALAMASI İÇİN BİZİMLE İRTİBAT KURMUŞ OLSAYDIN BU ÇAKIŞMA YAŞANMAZDI KONU HAKKINDA BİZİMLE İRTİBAT KURMANI RİCA EDERİZ ÖZBARAKLI KASABASI YARDIMLAŞMA DERNEĞİ
  • NAZIM BİLGEN / 8 Ağustos 2010 22:24

    DÜĞÜN MERASİMİ

    26 .09.2010 TARİHİNDE SAAT 14 .30 18.30 ARASI DÜĞÜN MERASİMİMİZ VARDIR TÜM KÖY HALKIMIZ DAVETLİDİR. NOT KINA GECESİ 25 ETLÜL 2010 CUMATRESİ SAAT 18.00 23.00 ARASI KIZ EVİNDE YAPILACAKTIR ADRES AYDINLAR MAH. ADNAN KAHVECİ CAD. ÇAYBAŞI SOKAK NO.24 TAŞDELEN ÇEKMEKÖY İSTANBUL DÜĞÜN SALONU BAHADIRLAR DÜĞÜN SALONU HASAN PAŞA MAH. FATİH BULVARI.NO 49 OPET KARŞISI SULTAN BEYLİ İST. İRTİBAT NAZIM TEL 05434915667 UĞUR TEL 05313933625
  • UĞUR MANTAR (Services Root Admin) / 8 Ağustos 2010 11:29

    Serhat'a

    Serhatcim Sitemizle alakali Olmayan Yazin TARAFİMDAN SİLİNMİŞTİR. Özel e-mail atarak Bilgi alabilirsin...
    Bilgine Arz EDERİM.
  • Memet Acar / 7 Ağustos 2010 23:45

    yoran yorumlar

    Bu kopyalayıp yapıştırdıgınız yazıları siz kendiniz okudunuzmu?
  • erdeniz ayar / 7 Ağustos 2010 14:03

    TOPRAK VE BAYRAK

    VATAN İSTEDİLER OLUR VERİRİZ DEDİK
    VATANI VERECEĞİMİZİ SANDILAR
    BİZ SİZE VATAN DEĞİL
    VATAN UĞRUNA CANIMIZI VERİRİZ DEMEK İSTEDİK
    VATAN İSTEDİLER BİZİM DEĞİLKİ DEDİK
    VATANI SAHİPSİZ SANDILAR
    BİZ BU VATAN SAHİPSİZ DEMEDİK
    BİZ BU VATANIN EMANETCİSİYİZ DEMEK İSTEDİK
    VATANI İSTEDİLER ŞİMDİMİ DEDİK
    PAZARLIK YAPIYORUZ SANDILAR
    BİZ PAZARLIK YAPALIM DEMEDİK
    ECELİNİZE BU KADAR ERKENMİ SUSADINIZ DEMEK İSTEDİK
    VATANI İSTEDİLER ALIN DEDİK
    BİZİ KENDİLERİ GİBİ DÖNEK SANDILAR
    BİZ ALINDA SİZİN OLSUN DEMEDİK
    ALABİLİYORSANIZ ALINDA GÖRELİM DEMEK İSTEDİK
    VATAN İSTEDİLER
    VATAN VERİLİRMİ DEDİK
    BİZİ VATANSIZ SANDILAR
    BİZ SİZE BU VATAN YALNIZCA BİZİM DEMEDİK
    BU VATAN TÜRKÜM DİYEN HERKEZİN VATANIDIR DEMEK İSTEDİK AMA SİZ ANLAMADINIZ.......... NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
  • UĞUR MANTAR (Services Root Admin) / 6 Ağustos 2010 21:12

    iLanen DuyuruluR.

    Merhabalar Özbarakli.com Kullanicilari. Sitemiz Her Gecen Gün Güncellenmektedir.. Sol Panele Yeni Linkler Konulmuştur. ve Hizmetinize Sunulmuştur.. ve Her Gecen Gun Yeni Güncel Linkler Konulacaktir.

    Sitemizde Köşe Yazarliği Yapmak İsteyen Kardeşlerimiz Abilerimiz. Olabilir. Sitemize Cani Gönülden Destek vermek isteyen Kendine Guvenen Şiir,haber,resim,güzel sözler. vB. Konular Eklemek Paylaşmak isteyen Varsa Bizimle İltibata Gecebilir..

    iletişim: uqurum1905@hotmail.com
    radyoozbarakli@hotmail.com

    Veya Ziyaretci Defterinden Ulaşabilirsiniz..

    Not: Radyomuza Djler Aranmaktadir..
    Ayni Yolla Ulaşabilirsiniz. Saygi,Sevgilerimi SUNARİM.

    UğuR MANTAR (Services Root Admin)
  • burcu adınısever / 6 Ağustos 2010 14:40

    ey ALLAH ım
    bize kendi sevgini seni sevenlerin sevgisini ve bizi sana yaklaştıracak olanların sevgisini nasip eyle cumamız efendimizin bu duasının bizler içinde kabulüne vesile olsun inşallah

    HAYIRLI CUMALAR
  • erdeniz ayar / 6 Ağustos 2010 12:42

    SENİN İÇİN YASAK DEDİLER

    YASAKLAR ÇİĞNENMEK İÇİNDİR DEDİM SENİN İÇİN İMKANSIZ DEDİLER ÖNEMİ OLAN İMKANSIZI BAŞARMAK DEDİM SENİN İÇİN OLMAZ DEDİLER DÜNYADA OLMAYACAK ŞEY YOK DEDİM SENİN İÇİN ZOR DEDİLER KOLAY OLSAYDI DEĞERİ OLMAZDI DEDİM ONA ÖYLE NASIL BAĞLANDIN DEDİLER BEN DEĞİL O BAĞLANDI DEDİM ODA SENİN GİBİ SEVDİMİ DEDİLER İŞTE CEVAP VEREMEDİĞİM TEK ŞEY BUYDU EĞER BUNU BİLMİYORSAN VAZGEÇ DEDİLER VAZGEÇECEK OLSAYDIM SEVMEZDİM VE ÜMİT VERMEZDİM DEDİM!!!!!
  • savaş üstün / 5 Ağustos 2010 16:23

    selamettin adınısever e

    TRT 2 de yayınlanan proğramda bakan Ömer Dinçer i dinledim. Senin de izlemeni isterdim. SSK ile ilgili butün sorulara dobra dobra cevap verdi. şimdi burada yazmam çok uzun olacak kısaca şunu söyledi ssk zarar ediyor... şu anda da zarar ettiğini söyledi yaptığı çalışmaları anlattı bana inandırıcı geldi ssk nın kar etmesi adına önemli kararlar almışlar bir çoğu kanunlaştı uygulanıyor yavaş yavaş düzeliyor ssk.
    ben her partiye eşit uzaklıkta ve eşit yakınlıktayım sen bir partiye üye olabilirsin veya destekleye bilirsin. ama bakıyorum burada devamlı kılıçtaroğluna chp ye çamur atmaya çalışıyorsun. bunuda fanatik bir chp li okuyunca gereksiz tartışma oluyor. bunun yerine kimi destekliyorsan onun fikirleri anlatsan neden niçin olarak açıklarsan daha iyi olur bence ... sen herkes gibi düşünmeye bilirsin özgürsün, herkeste sen gibi düşünmeye bilir benim istediğim burada ki yazılarımız daha seviyeli olsun.
  • savaş üstün / 5 Ağustos 2010 15:08

    anayasa paketi

    anayasa paketinde evet ciler ve hayır cılar arasında bir tartışma oluşuyor. Aşağıda anayasa paketi teslağını yayınlıyorum. neye evet veya neye hayır diyeceğiniz orada anlatılıyor. Boş yere tartışmaya girmeye gerek yok. sonuçta hangi oy fazla gelirse saygı duymak lazım çünkü çoğunluk onu istemiş oluyor.

    TÜRKYE CUMHURYET ANAYASASININ BAZI MADDELERNDE
    DEGSKLK YAPILMASI HAKKINDA TASLAK METN
    MADDE 1- 7/11/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 10
    uncu maddesinin ikinci fıkrasının sonuna “Bu maksatla alınacak tedbirler esitlik ilkesine
    aykırı olarak yorumlanamaz.” cümlesi ve aynı maddeye ikinci fıkradan sonra gelmek üzere
    asagıdaki fıkra eklenmis, devamındaki fıkralar buna göre teselsül ettirilmistir.
    “Çocuklar, yaslılar ve engelliler gibi özel surette korunması gerekenler için alınacak
    tedbirler esitlik ilkesine aykırı sayılamaz.”
    MADDE 2- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 20 nci maddesine asagıdaki fıkra
    eklenmistir.
    “Herkes, kendisiyle ilgili kisisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu
    hak; kisinin kendisiyle ilgili kisisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erisme,
    bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları dogrultusunda kullanılıp
    kullanılmadıgını ögrenmeyi de kapsar. Kisisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya
    kisinin açık rızasıyla islenebilir. Kisisel verilerin korunmasına iliskin esas ve usuller kanunla
    düzenlenir.”
    MADDE 3- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 23 üncü maddesinin üçüncü fıkrası
    asagıdaki sekilde degistirilmistir.
    “Vatandasın yurt dısına çıkma hürriyeti, ancak suç sorusturması veya kovusturması
    sebebiyle hâkim kararına baglı olarak sınırlanabilir.”
    MADDE 4- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 41 inci maddesinin kenar baslıgı “I.
    Ailenin korunması ve çocuk hakları” seklinde degistirilmis ve maddeye asagıdaki fıkralar
    eklenmistir.
    “Her çocuk, yeterli himaye ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı
    olmadıkça, ana ve babasıyla kisisel ve dogrudan iliski kurma ve sürdürme hakkına sahiptir.
    Devlet, çocuk istismarı, cinsellik ve siddete karsı çocukları koruyucu tedbirleri alır.”
    MADDE 5- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 53 üncü maddesinin kenar baslıgı “A.
    Toplu is sözlesmesi ve toplu sözlesme hakkı” seklinde degistirilmis, üçüncü fıkrası
    yürürlükten kaldırılmıs ve maddeye asagıdaki fıkralar eklenmistir.
    “Memurlar ve diger kamu görevlileri, toplu sözlesme yapma hakkına sahiptirler.
    Toplu sözlesme yapılması sırasında uyusmazlık çıkması halinde taraflar Uzlastırma
    Kuruluna basvurabilir. Uzlastırma Kurulu kararları kesindir ve toplu sözlesme hükmündedir.
    Toplu sözlesme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözlesmeden yararlanacaklar,
    toplu sözlesmenin yapılma sekli, usulü ve yürürlügü, Uzlastırma Kurulunun teskili, çalısma
    usul ve esasları ile diger hususlar kanunla düzenlenir.”
    2 / 9
    MADDE 6- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 69 uncu maddesinin üçüncü,
    dördüncü, yedinci fıkraları asagıdaki sekilde degistirilmis, altıncı fıkrasının sonuna “Meclis
    çalısmalarındaki oy ve sözler, Mecliste ileri sürülen düsünceler ve Meclisçe baska bir karar
    alınmadıkça bunların Meclis dısında tekrarı veya açıga vurulması ile idarenin eylem ve
    islemleri, odaklasmanın tespitinde gözetilemez.” cümlesi eklenmis, dokuzuncu fıkrasındaki
    “bes yıl” ibaresi “üç yıl” seklinde degistirilmis, dokuzuncu fıkrasındaki “temelli” sözcükleri,
    onuncu fıkrasındaki “temelli olarak” ibaresi ile besinci ve sekizinci fıkraları yürürlükten
    kaldırılmıstır.
    “Siyasî partilerin gelir ve giderlerinin amaçlarına uygun olması gereklidir. Bu kuralın
    uygulanması kanunla düzenlenir. Siyasî partilerin malî denetimi Sayıstay tarafından yapılır.
    Sayıstayca siyasî partilerin mal edinimleri ile gelir ve giderlerinin kanuna uygunlugunun
    tespiti, bu hususun denetim yöntemleri ve aykırılık halinde uygulanacak yaptırımlar kanunda
    gösterilir. Sayıstayın bu denetim sonunda verecegi kararlar kesindir.
    Siyasî partilerin kapatılması, Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısının talebi üzerine,
    Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunan her bir siyasî partinin beser üye ile temsil
    edildigi ve Meclis Baskanının baskanlıgında olusturulacak Komisyonun üye tam sayısının
    üçte iki çogunlugu ve gizli oyla verecegi izin üzerine açılacak dava, Anayasa Mahkemesince
    kesin olarak karara baglanır. Komisyonun bu kararı, yargı denetimi dısındadır. Reddedilen
    izin basvurusunda ileri sürülen sebepler, hiçbir sekilde yeni bir basvuruya konu olamaz.
    Siyasî parti gruplarında ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde izin konusunda görüsme
    yapılamaz ve karar alınamaz.”
    “Anayasa Mahkemesi, yukarıdaki fıkraya göre kapatma yerine, dava konusu fiillerin
    agırlıgına göre ilgili siyasî partinin Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun
    bırakılmasına karar verebilir. Devlet yardımından yoksun bırakılma, baglı oldugu kapatma
    davasının ve kararının usulüne tabi olup tek basına dava konusu kılınamaz.”
    MADDE 7- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 74 üncü maddesinin kenar baslıgı
    “VII. Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine basvurma hakkı” seklinde degistirilmis,
    üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıs ve maddeye asagıdaki fıkralar eklenmistir.
    “Herkes bilgi edinme ve kamu denetçisine basvurma hakkına sahiptir.
    Türkiye Büyük Millet Meclisi Baskanlıgına baglı olarak kurulan Kamu Denetçiligi
    Kurumu idarenin isleyisiyle ilgili sikâyetleri inceler.
    Kamu Basdenetçisi Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından gizli oyla dört yıl için
    seçilir. lk iki oylamada üye tamsayısının üçte iki ve üçüncü oylamada üye tamsayısının salt
    çogunlugu aranır. Üçüncü oylamada salt çogunluk saglanamazsa, bu oylamada en çok oy alan
    iki aday için dördüncü oylama yapılır; dördüncü oylamada en fazla oy alan aday seçilmis
    olur.
    Bu maddede sayılan hakların kullanılma biçimi, Kamu Denetçiligi Kurumunun
    kurulusu, görevi, çalısması, inceleme sonucunda yapacagı islemler ile Kamu Basdenetçisi ve
    kamu denetçilerinin nitelikleri, seçimi ve özlük haklarına iliskin usul ve esaslar kanunla
    düzenlenir.”
    MADDE 8 - Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 84 üncü maddesinin son fıkrası
    yürürlükten kaldırılmıstır.
    3 / 9
    MADDE 9- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 94 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının
    ikinci cümlesi asagıdaki sekilde degistirilmistir.
    “lk seçilenlerin görev süresi iki yıldır, ikinci devre için seçilenlerin görev süresi ise o yasama
    döneminin sonuna kadar devam eder.”
    MADDE 10- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 125 inci maddesinin ikinci fıkrasına
    “Ancak, Yüksek Askeri Suranın Silahlı Kuvvetlerden her türlü ilisik kesme kararlarına karsı
    yargı yolu açıktır.” cümlesi eklenmis, dördüncü fıkrasının birinci cümlesi asagıdaki sekilde
    degistirilmistir.
    “Yargı yetkisi, idarî eylem ve islemlerin hukuka uygunlugunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir
    surette yerindelik denetimi seklinde kullanılamaz.”
    MADDE 11- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 128 inci maddesinin ikinci fıkrasına
    asagıdaki cümle eklenmistir.
    “Ancak, malî ve sosyal haklara iliskin toplu sözlesme hükümleri saklıdır.”
    MADDE 12- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası
    asagıdaki sekilde degistirilmistir.
    “Disiplin kararları yargı denetimi dısında bırakılamaz.”
    MADDE 13- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 144 üncü maddesi kenar baslıgıyla
    birlikte asagıdaki sekilde degistirilmistir.
    “G. Adalet hizmetlerinin denetimi
    MADDE 144- Adalet hizmetleri ile savcıların idarî görevleri yönünden Adalet
    Bakanlıgınca denetimi, adalet müfettisleri eliyle yapılır. Buna iliskin usul ve esaslar kanunla
    düzenlenir.”
    MADDE 14 - Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 145 inci maddesi asagıdaki sekilde
    degistirilmistir.
    “MADDE 145- Askerî yargı, askerî mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafından
    yürütülür. Bu mahkemeler; asker kisilerin, sadece askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak
    isledikleri askerî suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler. Devletin güvenligine, anayasal
    düzene ve bu düzenin isleyisine karsı suçlara ait davalar her halde adliye mahkemelerinde
    görülür.
    Savas hali haricinde, asker olmayan kisiler askerî mahkemelerde yargılanamaz.
    Askerî mahkemelerin savas halinde hangi suçlar ve hangi kisiler bakımından yetkili
    oldukları; kurulusları ve gerektiginde bu mahkemelerde adlî yargı hâkim ve savcılarının
    görevlendirilmeleri kanunla düzenlenir.
    Askerî yargı organlarının kurulusu, isleyisi, askerî hâkimlerin özlük isleri, askerî
    savcılık görevlerini yapan askerî hâkimlerin görevli bulundukları komutanlıkla iliskileri,
    mahkemelerin bagımsızlıgı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.”
    4 / 9
    MADDE 15- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 146 ncı maddesi asagıdaki sekilde
    degistirilmistir.
    “MADDE 146. – Anayasa Mahkemesi ondokuz üyeden kurulur.
    Türkiye Büyük Millet Meclisi; iki üyeyi Sayıstay Genel Kurulunun kendi baskan ve
    üyeleri arasından, her bos yer için gösterecekleri üçer aday içinden, bir üyeyi ise baro
    baskanlarının avukatlar arasından gösterecekleri üçer aday içinden yapacagı gizli oylamayla
    seçer. Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapılacak bu seçimde, her bos üyelik için ilk
    oylamada üye tam sayısının üçte iki ve ikinci oylamada üye tam sayısının salt çogunlugu
    aranır. kinci oylamada salt çogunluk saglanamazsa, bu oylamada en çok oy alan iki aday için
    üçüncü oylama yapılır; üçüncü oylamada en fazla oy alan aday üye seçilmis olur.
    Cumhurbaskanı; üç üyeyi Yargıtay, iki üyeyi Danıstay, bir üyeyi Askeri Yüksek dare
    Mahkemesi genel kurullarınca kendi baskan ve üyeleri arasından her bos yer için
    gösterecekleri üçer aday içinden; üç üyeyi Yüksekögretim Kurulunun kendi üyesi olmayan
    yüksekögretim kurumları ögretim üyeleri arasından gösterecegi üçer aday içinden; bes üyeyi
    üst kademe yöneticileri, serbest avukatlar veya Anayasa Mahkemesi raportörleri arasından;
    iki üyeyi ise yüksek ögrenim görmüs Türkiye Cumhuriyeti vatandasları arasından seçer.
    Yargıtay, Danıstay, Askerî Yüksek dare Mahkemesi ve Sayıstay genel kurullarından,
    Anayasa Mahkemesi üyeligine aday göstermek için yapılacak seçimlerde, her bos üyelik için,
    bir üye ancak bir aday için oy kullanabilir; en fazla oy alan üç kisi aday gösterilmis sayılır.
    Baro baskanlarının avukatlar arasından gösterecekleri üç aday için yapılacak seçimde de her
    bir baro baskanı ancak bir aday için oy kullanabilir ve en fazla oy alan üç kisi aday
    gösterilmis sayılır.
    Anayasa Mahkemesine üye seçilebilmek için, kırkbes yasın doldurulmus olması
    kaydıyla; yüksekögretim kurumları ögretim üyelerinin profesör veya doçent unvanını
    kazanmıs, avukatların en az yirmi yıl fiilen avukatlık yapmıs, üst kademe yöneticilerinin
    yüksekögrenim görmüs ve en az yirmi yıl kamu hizmetinde fiilen çalısmıs olması sarttır.
    Anayasa Mahkemesi üyeleri arasından gizli oyla ve üye tam sayısının salt çogunlugu
    ile dört yıl için bir Baskan ve üç daire baskanı seçilir. Süresi bitenler yeniden seçilebilirler.
    Anayasa Mahkemesi üyeleri aslî görevleri dısında resmi veya özel hiçbir görev
    alamazlar.”
    MADDE 16 - Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 147 nci maddesinin kenar baslıgı
    “2. Üyelerin görev süresi ve üyeligin sona ermesi” seklinde, birinci fıkrası ise asagıdaki
    sekilde degistirilmistir.
    “Anayasa Mahkemesi üyeleri oniki yıl için seçilirler. Bir kimse iki defa Anayasa
    Mahkemesi üyesi seçilemez. Anayasa Mahkemesi üyeleri altmısbes yasını doldurunca
    emekliye ayrılırlar. Zorunlu emeklilik yasından önce görev süresi dolan üyelerin baska bir
    görevde çalısmaları ve özlük isleri kanunla düzenlenir.”
    MADDE 17- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 148 inci maddesinin birinci
    fıkrasının birinci cümlesinin sonuna “ve anayasa sikâyeti basvurularını karara baglar” ibaresi
    eklenmis, aynı maddenin altıncı fıkrası “Yüce Divan kararlarına yeniden inceleme basvurusu
    yapılabilir. Genel Kurulun yeniden inceleme sonucunda verdigi kararlar kesindir.”karsı karar
    seklinde degistirilmis, maddeye ikinci fıkradan sonra gelmek üzere asagıdaki fıkralar
    eklenmis ve devamındaki fıkralar buna göre teselsül ettirilmistir.
    5 / 9
    “Herkes, Avrupa nsan Hakları Sözlesmesi kapsamındaki anayasal hak ve
    özgürlüklerden birinin kamu gücü tarafından ihlal edildigi iddiasıyla ve kanun yollarının
    tüketilmis olması sartıyla Anayasa Mahkemesine basvurabilir.
    Anayasa sikâyetinde kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme
    yapılamaz.
    Anayasa sikâyetine iliskin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.”
    MADDE 18- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 149 uncu maddesi asagıdaki sekilde
    degistirilmistir.
    “MADDE 149. – Anayasa Mahkemesi, üç daire ve Genel Kurul halinde çalısır.
    Daireler, daire baskanının baskanlıgında dört üyenin katılımıyla toplanır. Genel Kurul,
    Mahkeme Baskanının baskanlıgında en az ondört üye ile toplanır. Daireler ve Genel Kurul
    kararlarını salt çogunlukla alır. Anayasa sikâyetlerinin kabul edilebilirlik incelemesi için ön
    komisyonlar olusturulabilir.
    Siyasî partilere iliskin dava ve basvurulara, iptal ve itiraz davaları ile Yüce Divan
    sıfatıyla yürütülecek yargılamalara Genel Kurulca bakılır.
    Anayasa degisikliginde iptale, siyasî partilerin kapatılmasına ya da Devlet
    yardımından yoksun bırakılmasına karar verilebilmesi için üye tamsayısının üçte iki oy
    çoklugu sarttır.
    Sekil bozukluguna dayalı iptal davaları Anayasa Mahkemesince öncelikle incelenip
    karara baglanır.
    Anayasa Mahkemesinin kurulusu, Genel Kurul ve dairelerin yargılama usulleri
    kanunla; Mahkemenin çalısma esasları, daire ve komisyonların olusumu ve isbölümü kendi
    yapacagı çtüzükle düzenlenir.
    Anayasa Mahkemesi Yüce Divan sıfatıyla baktıgı davalar dısında kalan isleri dosya
    üzerinde inceler. Ancak, anayasa sikayeti basvurularında durusma yapılmasına karar
    verilebilir. Mahkeme ayrıca gerekli gördügü hallerde sözlü açıklamalarını dinlemek üzere
    ilgilileri ve konu üzerinde bilgisi olanları çagırabilir ve siyasî partilerin kapatılmasına iliskin
    davalarda, Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısından sonra kapatılması istenen siyasî partinin
    genel baskanlıgının veya tayin edecegi bir vekilin savunmasını dinler.”
    MADDE 19- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 156 ncı maddesinin son fıkrası
    asagıdaki sekilde degistirilmistir.
    “Askerî Yargıtayın kurulusu, isleyisi, mensuplarının disiplin ve özlük isleri,
    mahkemelerin bagımsızlıgı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.”
    MADDE 20- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 159 uncu maddesi asagıdaki sekilde
    degistirilmistir.
    “MADDE 159- Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, mahkemelerin bagımsızlıgı ve
    hâkimlik teminatı esaslarına göre kurulur ve görev yapar.
    Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu yirmibir asıl ve on yedek üyeden olusur; üç daire
    halinde çalısır.
    6 / 9
    Kurulun Baskanı Adalet Bakanıdır. Adalet Bakanlıgı Müstesarı Kurulun tabiî üyesidir.
    Kurulun, dört asıl üyesi, nitelikleri kanunda belirtilen; yüksek ögretim kurumlarının hukuk,
    iktisat ve siyasal bilimler dallarında görev yapan ögretim üyeleri, üst kademe yöneticileri ile
    avukatlar arasından Cumhurbaskanınca, bir asıl ve bir yedek üyesi Anayasa Mahkemesi
    raportörleri arasından Anayasa Mahkemesince, üç asıl ve iki yedek üyesi Yargıtay üyeleri
    arasından Yargıtay Genel Kurulunca, bir asıl ve bir yedek üyesi Danıstay üyeleri arasından
    Danıstay Genel Kurulunca, yedi asıl ve dört yedek üyesi birinci sınıf olup, birinci sınıfa
    ayrılmayı gerektiren nitelikleri yitirmemis adlî yargı hâkim ve savcıları arasından adlî yargı
    hâkim ve savcılarınca, üç asıl ve iki yedek üyesi birinci sınıf olup, birinci sınıfa ayrılmayı
    gerektiren nitelikleri yitirmemis idarî yargı hâkim ve savcıları arasından idarî yargı hâkim ve
    savcılarınca, dört yıl için seçilir. Süresi biten üyeler yeniden seçilebilir.
    Kurul üyeligi seçimi, üyelerin görev süresinin dolmasından önceki altmıs gün içinde
    yapılır. Cumhurbaskanı tarafından seçilen üyelerin görev süreleri dolmadan Kurul üyeliginin
    bosalması durumunda, bosalmayı takip eden altmıs gün içinde, yeni üyelerin seçimi yapılır.
    Diger üyeliklerin bosalması halinde, asıl üyenin yedegi tarafından kalan süre tamamlanır.
    Yargıtay ve Danıstay genel kurullarından seçilecek Kurul üyeligi için her üyenin,
    birinci sınıf adlî ve idarî yargı hâkim ve savcıları arasından seçilecek Kurul üyeligi için her
    hâkim ve savcının; ancak bir aday için oy kullanacagı seçimlerde, en fazla oy alan adaylar
    sırasıyla asıl ve yedek üye seçilir. Bu seçimler her dönem için bir defada ve gizli oyla yapılır.
    Kurulun, Adalet Bakanı ile Adalet Bakanlıgı Müstesarı dısındaki asıl üyeleri,
    görevlerinin devamı süresince kanunda belirlenenler dısında baska bir görev alamazlar.
    Kurulun yönetimi ve temsili Kurul Baskanına aittir. Kurul Baskanı dairelerin
    çalısmalarına katılamaz. Kurul, kendi üyeleri arasından daire baskanlarını seçer. Baskan,
    yetkilerinden bir kısmını baskanvekili olarak belirledigi daire baskanına devredebilir.
    Kurul, adlî ve idarî yargı hâkim ve savcılarını meslege kabul etme, atama ve nakletme,
    geçici yetki verme, yükselme ve birinci sınıfa ayırma, meslekte kalmaları uygun
    görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklastırma
    islemlerini yapar; Adalet Bakanlıgının, bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin
    degistirilmesi konusundaki tekliflerini karara baglar; ayrıca, Anayasa ve kanunlarla verilen
    diger görevleri yerine getirir.
    Hâkim ve savcıların görevlerini; kanun, tüzük, yönetmeliklere ve genelgelere
    (hâkimler için idarî nitelikteki genelgelere) uygun olarak yapıp yapmadıklarını denetleme;
    görevlerinden dolayı veya görevleri sırasında suç isleyip islemediklerini, hal ve eylemlerinin
    sıfat ve görevleri icaplarına uyup uymadıgını arastırma ve gerektiginde haklarında inceleme
    ve sorusturma islemleri, ilgili dairenin teklifi ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu
    Baskanının oluru ile Kurul müfettislerine yaptırılır. Sorusturma ve inceleme islemleri,
    hakkında sorusturma ve inceleme yapılacak olandan daha kıdemli hâkim veya savcı eliyle de
    yaptırılabilir.
    Kurulun meslekten çıkarma cezasına iliskin olanlar dısındaki kararlarına karsı yargı
    mercilerine basvurulamaz.
    Kurula baglı Genel Sekreterlik kurulur. Genel Sekreter, birinci sınıf hâkim ve
    savcılardan Kurulun teklif ettigi üç aday arasından Kurul Baskanı tarafından atanır. Kurul
    müfettisleri ile Kurulda geçici veya sürekli olarak çalıstırılacak hâkim ve savcıları,
    muvafakatlerini alarak atama yetkisi Kurula aittir.
    Adalet Bakanlıgının merkez, baglı ve ilgili kuruluslarında geçici veya sürekli olarak
    çalıstırılacak hâkim ve savcılar ile adalet müfettislerini, muvafakatlerini alarak atama yetkisi
    7 / 9
    Adalet Bakanına aittir.
    Kurul üyelerinin seçimi, dairelerin olusumu ve isbölümü, Kurulun ve dairelerin
    görevleri, toplantı ve karar yeter sayıları, çalısma usul ve esasları, dairelerin karar ve
    islemlerine karsı yapılacak itirazlar ve bunların incelenmesi usulü ile Genel Sekreterligin
    kurulus ve görevleri kanunla düzenlenir.”
    MADDE 21 - Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının geçici 15 inci maddesi yürürlükten
    kaldırılmıstır.
    MADDE 22- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına asagıdaki geçici maddeler
    eklenmistir.
    “GEÇC MADDE 18- Bu Kanunun 6 ncı maddesiyle Anayasanın 69 uncu
    maddesinde yapılan degisiklikler, Anayasa Mahkemesinde görülmekte olan davalarda da
    uygulanır.
    GEÇC MADDE 19- Bu Kanunun yürürlüge girdigi tarihte Anayasa Mahkemesinin
    mevcut yedek üyeleri asıl üye sıfatını kazanır.
    Bu Kanunun yürürlüge girdigi tarihten itibaren otuz gün içinde, birer üye, Sayıstay
    Genel Kurulunun ve baro baskanlarının gösterecekleri üçer aday arasından Türkiye Büyük
    Millet Meclisi tarafından seçilir. Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapılacak seçimde, her bos
    üyelik için ilk oylamada üye tam sayısının üçte iki ve ikinci oylamada üye tam sayısının salt
    çogunlugu aranır. kinci oylamada salt çogunluk saglanamazsa, bu oylamada en çok oy alan
    iki aday için üçüncü oylama yapılır; üçüncü oylamada en fazla oy alan aday üye seçilmis olur.
    Sayıstay Genel Kurulunda, Anayasa Mahkemesi üyeligine aday göstermek için
    yapılacak seçimlerde, bir üye ancak bir aday için oy kullanabilir; en fazla oy alan üç kisi aday
    gösterilmis sayılır. Baro baskanlarının avukatlar arasından gösterecekleri üç aday için
    yapılacak seçimde de her bir baro baskanı ancak bir aday için oy kullanabilir ve en fazla oy
    alan üç kisi aday gösterilmis sayılır.
    Cumhurbaskanı, yüksekögrenim görmüs Türkiye Cumhuriyeti vatandasları arasından
    iki üyeyi seçer.
    Anayasa Mahkemesi üyeligine aday gösteren kurumların halen mevcut üyeleri ile
    kendi kontenjanlarından seçilmis yedek üyeler, tamamlama seçiminde göz önünde
    bulundurulur.
    Anayasa sikayetine iliskin gerekli düzenlemeler iki yıl içinde tamamlanır. Uygulama
    kanununun yürürlüge girdigi tarihten itibaren anayasa sikâyeti basvuruları kabul edilir.
    Anayasa Mahkemesinde halen belli görevlere seçilmis olanların bu sıfatları seçilmis
    oldukları sürenin sonuna kadar devam eder. Bu Kanunun yürürlüge girdigi tarihte üye olanlar
    yas haddine kadar görevlerine devam ederler.
    GEÇC MADDE 20- Bu Kanunun yürürlüge girdigi tarihten itibaren otuz gün içinde
    asagıda belirtilen esas ve usuller dahilinde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyeleri
    seçilir.
    a) Cumhurbaskanı, hâkimlik meslegine alınmasına engel bir hali olmayan; yüksek
    ögretim kurumlarının hukuk, iktisat ve siyasal bilimler dallarında en az onbes yıldan beri
    görev yapan ögretim üyeleri, üst kademe yöneticileri ile meslekte fiilen onbes yılını
    doldurmus avukatlar arasından dört üye seçer. Cumhurbaskanı, üst kademe yöneticileri
    8 / 9
    arasından seçecegi Kurul üyesini, bakanlık, müstesarlık, müstesar yardımcılıgı, valilik,
    Cumhurbaskanlıgı Genel Sekreterligi, kamu kurum ve kuruluslarında genel müdürlük veya
    teftis kurulu baskanlıgı görevlerini yapanlar arasından seçer.
    b) Anayasa Mahkemesi, bir asıl ve bir yedek üyeyi Anayasa Mahkemesi raportörleri
    arasından seçer. Mahkeme Baskanı bu Kanunun yürürlüge girdigi tarihten itibaren yedi gün
    içinde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üye adaylık basvurularını ilân eder. lan
    tarihinden itibaren yedi gün içinde adaylar basvurularını yaparlar. Basvuru tarihinin sona
    erdigi günden itibaren onbes gün içinde Mahkeme, adaylar arasından bir asıl ve bir yedek
    üyeyi seçer.
    c) Yargıtay Genel Kurulu, Yargıtay üyeleri arasından üç asıl ve iki yedek üye seçer.
    Bu Kanunun yürürlüge girdigi tarihten itibaren yedi gün içinde Yargıtay Birinci Baskanı
    adaylık basvurusunu ilan eder. lan tarihinden itibaren yedi gün içinde adaylar Birinci
    Baskanlıga basvurur. Basvuru tarihinin sona erdigi günden itibaren onbes gün içinde Yargıtay
    Genel Kurulu seçim yapar. Her Yargıtay üyesinin sadece bir aday için oy kullanabilecegi
    seçimde, en fazla oy alan adaylar sırasıyla asıl ve yedek üye seçilmis olur.
    ç) Danıstay Genel Kurulu, Danıstay üyeleri arasından bir asıl ve bir yedek üye seçer.
    Bu Kanunun yürürlüge girdigi tarihten itibaren yedi gün içinde Danıstay Baskanı adaylık
    basvurusunu ilan eder. lan tarihinden itibaren yedi gün içinde adaylar Baskanlıga basvurur.
    Basvuru tarihinin sona erdigi günden itibaren onbes gün içinde Danıstay Genel Kurulu seçim
    yapar. Her Danıstay üyesinin sadece bir aday için oy kullanabilecegi seçimde, en fazla oy alan
    adaylar sırasıyla asıl ve yedek üye seçilmis olur.
    d) Yedi asıl ve dört yedek üye birinci sınıf olup, birinci sınıfa ayrılmayı gerektiren
    nitelikleri yitirmemis olan adli yargı hâkim ve savcıları arasından, adli yargı hâkim ve
    savcıları tarafından Yüksek Seçim Kurulunun gözetim ve denetiminde seçilir. Bu Kanunun
    yürürlüge girdigi tarihten itibaren bes gün içinde Yüksek Seçim Kurulu adaylık basvurularını
    ilân eder. lân tarihinden itibaren üç gün içinde adaylar Yüksek Seçim Kuruluna basvurur.
    Basvuru tarihinin sona erdigi günden itibaren iki gün içinde Yüksek Seçim Kurulu adayların
    basvurularını inceler ve aday listesini belirleyerek ilân eder. Takip eden iki gün içinde bu
    listeye karsı itiraz edilebilir. tiraz süresinin sona erdigi günden itibaren iki gün içinde tirazlar
    incelenir, sonuçlandırılır ve kesin aday listesi ilân edilir. Yüksek Seçim Kurulunun kesin aday
    listesini ilân ettigi tarihten sonraki ikinci Pazar günü her ilde, il seçim kurulunun gözetim ve
    denetimi altında yapılacak seçimlerde, o ilde ve ilçelerinde görev yapan hâkim ve savcılar oy
    kullanır. l seçim kurulları o ilde oy kullanacak hâkim ve savcıların sayısına göre sandık
    kurulları olusturur. Sandık kurullarının islem, tedbir ve kararlarına karsı yapılan sikâyet ve
    itirazlar il seçim kurulunca karara baglanır. Adaylar propaganda yapamazlar; sadece, Yüksek
    Seçim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde özgeçmislerini bu is için
    tahsis edilmis bir internet sitesinde yayımlayabilirler. Bu seçimlerde her seçmen sadece bir
    aday için oy kullanabilir. Seçimlerde en çok oy alan adaylar sırasıyla asıl ve yedek üye
    seçilmis olur. Kullanılacak oy pusulalarıyla ilgili diger hususlar Yüksek Seçim Kurulu
    tarafından belirlenir. Yüksek Seçim Kurulu, oy pusulalarını kendisi bastırabilecegi gibi
    gerektiginde uygun görecegi il seçim kurulları vasıtasıyla bastırmaya da yetkilidir. Yapılacak
    seçimlerde, 26/4/1961 tarihli ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri
    Hakkında Kanunun bu bende aykırı olmayan hükümleri uygulanır.
    e) Üç asıl ve iki yedek üye birinci sınıf olup, birinci sınıfa ayrılmayı gerektiren
    nitelikleri yitirmemis idari yargı hâkim ve savcıları arasından, idari yargı hâkim ve savcıları
    tarafından Yüksek Seçim Kurulunun gözetim ve denetiminde seçilir. Bölge idare
    mahkemelerinin bulundugu illerde, il seçim kurulunun gözetim ve denetimi altında yapılacak
    bu seçimlerde, o bölge idare mahkemesinde ve yargı çevresi içerisinde kalan yerlerde görev
    9 / 9
    yapan idari yargı hâkim ve savcıları oy kullanır. Bu seçimler hakkında da (d) bendi hükümleri
    uygulanır.
    Birinci fıkranın (a), (b), (d) ve (e) bentleri uyarınca seçilen Hâkimler ve Savcılar
    Yüksek Kurulunun asıl üyeleri bu Kanunun yürürlüge girdigi tarihten sonraki otuzuncu günü
    takip eden is günü görevlerine baslarlar.
    Bu Kanunun yürürlüge girdigi tarihte, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun
    Yargıtaydan gelen asıl ve yedek üyelerinin görevleri, seçilmis oldukları sürenin sonuna kadar
    devam eder. Bu üyelerden görev süresini tamamlayanların yerine birinci fıkranın (c) bendi
    uyarınca seçilenler sırayla göreve baslarlar.
    Bu madde uyarınca seçilen üyelerin göreve baslamasını müteakip yapılacak ilk Kurul
    toplantısında, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun Danıstaydan gelen asıl ve yedek
    üyelerinden ad çekme suretiyle belirlenen bir asıl ve bir yedek üyesinin görevi sona erer.
    Kalan asıl ve yedek üye ise seçilmis oldukları sürenin sonuna kadar görevlerine devam eder.
    Bu üyelerden görev süresini tamamlayanların yerine birinci fıkranın (ç) bendi uyarınca
    seçilenler göreve baslarlar.
    Birinci fıkranın (c) ve (ç) bentleri uyarınca seçilen üyelerden, üçüncü ve dördüncü
    fıkra uyarınca göreve baslayanların görev süresi, birinci fıkranın (a), (b), (d) ve (e) bentleri
    uyarınca seçilen diger Kurul üyelerinin görev süresinin bittigi tarihte sona erer.
    lgili kanunlarda gerekli düzenlemeler yapılıncaya kadar, Hâkimler ve Savcılar
    Yüksek Kuruluna seçilen asıl üyeler, Yargıtay daire baskanı için ilgili mevzuatında öngörülen
    tüm malî ve sosyal haklar ile emeklilik hakkından aynen yararlanırlar. Ayrıca, Kurulun
    Baskanı dısındaki asıl üyelerine, 30000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan
    katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ek tazminat ödenir.
    lgili kanunlarda düzenleme yapılıncaya kadar, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu,
    a) Anayasa hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla, yürürlükteki kanun hükümlerine
    göre Kurul seklinde çalısır.
    b) kinci fıkra uyarınca asıl üyelerinin göreve basladıgı tarihten itibaren bir hafta
    içinde Adalet Bakanının baskanlıgında toplanır ve bir geçici Baskanvekili seçer.
    c) En az onbes üye ile toplanır ve üye tam sayısının salt çogunlugu ile karar verir.
    ç) Sekreterya hizmetleri Adalet Bakanlıgı tarafından yürütülür.
    Bu madde hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli düzenlemeler yapılıncaya kadar
    uygulanır.
    MADDE 23 – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüge girer ve halkoyuna sunulması
    halinde tümüyle oylanır.
  • Selamettin Adınısever / 5 Ağustos 2010 08:31

    CHP iktidarlarında ramazan ayları

    Rahim Er'in Köşe Yazısı

    Bugün hâlâ Selatin Camii Şerifleri başta olmak üzere birçok mabedimizde 5 kg’lık piknik tüpleri bulunmaktadır. Bu bombadan farksız şeyler oralarda ne arar?
    Ramazan nedir? 30 gün farz orucun eda edildiği ay. Ne yapılır? Gece iftara kalkılır, gündüz oruç tutulur, 5 vakit namaz, ilaveten yatsının ardından Teravih Namazı kılınır.
    İşte o bomba misali tüpler bu sebeple mabedlere girmiştir.
    Anlaşılmadı değil mi?
    Haklısınız.
    CHP 1973-74 ve 1977-78’de iktidara geldi. Bırakınız o Tek Parti azap yıllarını, bu yıllarda bile iktidarın icraatları yüzünden ramazanların tadı kaçtı, sevinçler boğazlara düğümlendi.
    Her defasında sahurlarda elektrikler kesildi.
    Sahurlarda sular akmadı.
    Gündüz sular ve elektrik bir gitti, bir geldi. İftar hazırlıkları hanımlar için işkenceye dönüştü. Camiler akşam namazından itibaren karanlığa gömüldü. Türlü çareler düşünüldüyse de sonunda piknik tüpleri keşfedildi. Cemaatle namazlar onların uğultuları arasında kılındı. İşte şimdilerde bile camilerde mihrabın yakınlarında gördüğünüz bu tüpler, o tüplerdir. Hâlâ oralarda durmakta, tarihe şahitlik yapmaktalar.
    Bu dediklerimiz, o devri yaşayan herkesin malumudur. CHP belediyelerinde ve CHP iktidarlarında istisnasız olarak her sahurda elektrikler yanmazdı, sular akmazdı. Bu 30 gün mü böyleydi? Tabii kesik kesik. Bazen saatlerce veya gün boyu, yahut gece boyu devam ederdi.
    Ama daha felaketi var.
    Bundan daha felaketi ne olabilir?
    Bazı şehirlerde, bazı semtlerde sahurda elektrik olsa bile iktidar güdümlü sosyalist militanlar yüzünden ya ışık en az yakılır veya pencereler karartılırdı. Çünkü sahura kalkanların evleri kurşunlanırdı. O günlerde sabah namazına gitmek cesaret isterdi. Cebinden takke çıktığı için çok kimse hırpalanmıştır.
    Bunlar masal değil.
    Bunlar yakın tarihin yüz karası sayfaları.
    Bunları bilmek doğru karar vermeye yarar.
    Biz partizan değiliz.
    Yazdığımız her kelimenin yer üstünde de yer altında da hesabı olduğunun şuurundayız. Bazılarının ıslahı mümkün değildir. Onların kalbi mühürlü. Sevgili Peygamberimiz -aleyhisselam- bugün hayatta olsa ve ‘evet’ diyeceksiniz diye emir buyursalardı bile onlar yine hayır derdi. Onun için bazı CHP’liler ve CHP’lileşenler hayır diyecektir. Fakat sağduyulu kahir ekseriyete sahip bir büyük millet var.
    Onlar bizi anlıyorlar.
    Özendiği, taklit ettiği, kasketini giyip daktilosunu ihmal ettiği Ecevit devri ramazanlarında işte bunlar yaşandı. Eksik anlattık, fazla anlatmadık. Kılıçdaroğlu’nun zamanında yaşanacak da yine odur.
    Evet de ki tarih tekerrür etmesin!


  • Selamettin Adınısever / 4 Ağustos 2010 12:18

    Adem Haklı'ya El cevap

    Adem Haklı bey
    1- Bu senin gerçek ismin değil dolayısıyla yazdığın her şey seni ve maddelerinin ne kadar iftira dolu olduğunun kanıtıdır.
    2- Gerçek ismini yaz yada nerden nakil ettiğini yaz ismini yazmaya çekiniyorsan
    3-Daha önceki hükümetler döneminde özel hastahanelerin önünden tabelasına bakarak geçiyordun, şimdi küçük bir meblağla tedavi oluyorsun
    4-Daha önceden SSK'ya para öderdin 1 yıl sonraya gün verirlerdi, ölmezsen o gün akşamdan sıraya girer ertesi günü sıra sana gelirdi, hastanı ziyaret edeyim desen kapıdaki görevli yassak kardeşim der seni geri gönderirdi. şimdi özel hastahanede otel gibi muayane oluyorsun konaklıyorsun
    4-daha önce senin ödediğin paralarla her tatil beldesine kominizmdeki gibi kamplar yaptılar, yok ssk'lar kampı yok öğretmenler kampı yok DSİ kampı .....vs vs sen giremezdin ama senin paranla 5 yıldızlı otel statüsünde adamlar tatil yapardı. Sonuç SSK şu kadar zarar etti. ne kadar zarar ettğini de önceki yazımda yazdım.
    5-Adam 40 yaşında emekli oluyordu, devlete millete tam yararlı olacağı zaman emekli oluyor devletten 40-50 sene emekli maaşı alıyor tüketen bir toplum haline geliyorduk.
    6-Bu hükümet emekliye az zam veriyor ama dikkat edersen ENFLASYON oranı % 8 i geçmiyor daha önceleri çift rakamlardan aşağı düşmezdi WWW.hazine.org tr adresine girersen enflasyon nereden nereye gelmiş görürsün bu millet % 70 enflasyonu gördü. Adamın maaşına % 100 zam versen neye yarar.
    Bana göre adem haklı değil, haksızsın
    müstear isimle değil gerçek ismini yaz bilmediklerimizi bizde senden öğrenelim postu yere serelim, o posttan koyun mu çıkmış koç mu yada üzerine oturduğumuz ne postuymuş beraber istişare eder eksiğimizi öğrenmiş oluruz.
    saygılarımla
  • ÖZBARAKLI KAS.YARD.DAY.SOS.EGİTİM VE KÜLTÜR DERNEGİ / 3 Ağustos 2010 19:41

    ZİYARET

    ÖZBARAKLI BELEDİYE BAŞKANIMIZ SAYIN CEVDET ÜSTÜN BEY DERNEGİMİZİ ZİYARET EDEREK HALKIN SORUNLARINI DİNLEMİŞTİR.AYRICA YAPMIŞ OLDUGU VE YAPACAGI PROJELER HAKKINDA BİLGİ VERMİŞTİR. DERNEGİMİZİ ZİYARET EDEN SAYIN BELEDİYE BAŞKANIMIZA VE YUKARI BARAKLI DERNEK BAŞKANI VE YÖNETİMİDE BELEDİYE BAŞKANIMIZLA BİRLİKTE TEŞRİF ETMİŞLERDİR BELEDİYA BAŞKANIMIZA VE DERNEK BAŞKANLARIMIZA VE YÖNETİMNLERİNE COK COK TEEKKÜR EDERİZ.
  • Selamettin Adınısever / 3 Ağustos 2010 10:51

    Rahim ER'in Köşe Yazısı

    Seyyid Ahmet Arvasi Bey, ülkücülerin üzerinde çok hakkı olan bir mütefekkirdir. Türk milletini aşk derecesinde severdi. Değerlerimizden zerrece taviz vermezdi. Çeşitli öğretmen okullarında öğretmen yetiştirvdikten sonra İstanbul’a gelmişti. Ancak 1977-78 CHP iktidarı bu büyük insan için azap yılları oldu. Fikirtepe Öğretmen Okulunda çalışırken CHP hükümeti, diğer milliyetçileri çil yavrusu misali dağıttığı gibi Seyyid Ahmet Arvasi’yi de Tunceli’ye sürdü. Bu tayinin maksadı açıktı, O’nu vurdurmak. Zaten hayli zamandır Erenköy’deki evinden çıkamıyordu. Çıksa öldürülecekti. Dr. raporlarıyla yerini muhafaza edebildi. Nihayet 1979’da emekli oldu.
    Merhum, hapis hayatından sonra
    Bab-ı aliye, Enver Ören Beye geldikçe bizim Yeşilay Han’daki büromuzu da teşrif ederlerdi. Orada birebir bir çok sohbetlerine nail olma şansını elde ettim.
    Bir gün şunu anlattı, ‘dolmuşta gidiyorum. Öğlen ajansı saati. Radyo açık. Bir haber dikkatimi çekti. MHP genel idare kurulu üyeleri belli oldu’ dedi ve isimleri saydı. Bir de ne göreyim benim adım da var’.
    Belli ki Bağbuğ Türkeş, dostuna söyleme gereği bile duymadan onu partinin yönetimine getirmiş. Zira şunu da bizzat Arvasi Hoca’dan o sohbetlerimizde öğrenmiştim. Türkeş Bey, bir gün Arvasi Hoca’ya ülkücü gençleri kasdederek ‘bu çocuklara lütfen dinlerini-diyanetlerini öğret’ der. Aralarındaki muhabbet böylesine derindir.
    Derken 12 Eylül 1980’de askeri darbe olur.
    MHP, GİK üyeleri de içeri alınır.
    Bu meyanda Ahmet Arvasi Bey de alınır ve Mamak’a götürülür. Bu zindanda ne yazık ki işkenceler görür. Bir kalem adamı, bir kelam adamı çağdaş Türkiye’nin büyük mütefekkiri işkencelere maruz kalır.
    Neler yapmışlar?
    Sohbetlerimizde bize sadece şu kadarını anlattı. Söz aynen kendilerine aittir. Ruhaniyetinden af dileyerek yazıyorum:
    -Beni Mamak’ta demir kafes içinde maymun teşhir eder gibi teşhir ettiler!
    Daha ne yapsınlar? Başka bir şey yapmaya veya başka bir şey nakline gerek var mı?
    Ülkücülerin fikir üstadı, MHP’nin fikir rehberi Ahmet Arvasi Bey, şüphesiz ki ve asla ve kat’a partizan değildi. Merhum Türkeş de bir genel başkan fakat partizan değildi. Ne demek istiyoruz? Ahmet Kabaklı merhumdan bizzat dinlemiştim. MHP genel başkanı Türkeş, Kabaklı Hoca’nın DYP’den milletvekili adayı olmasında aracı olmuş ve seçim konuşmalarını desteklemişti.
    S. Ahmet Arvasi’ler, Başbuğ Türkeşler için ehemmiyetli olan dünya görüşünün iktidar olmasıydı. Onun için Turgut Özal zamanında Ahmet Arvasi Hoca, ‘Turgut Bey’ der başka şey demezdi.
    S. Ahmet Arvasi, okulda ve hayatta binlerce genç yetiştirdi. O gençler geometrik hızlarla arttılar. Eğer bir tarihte Türkiye komünist olmadıysa bir çoğu şehit olan o gençlerin büyük payı vardır.
    Bugün Ahmet Arvasi Bey, hayatta olsaydı kesinkes şu anayasa referandumunda evet oyu kullanırdı. Aksini düşünmek abesle iştigaldir. Sadece o mu, Alparslan Türkeş de öyle, Gün Sazak da öyle, Erol Güngör de öyle. Buraya Muhsin Yazıcıoğlu gibi birçok başka güzel isim daha yazılabilir.
    Onlar köktü.
    Onlar bedel ödemiş, çile çekmiş milliyetçiydi.
    Bugün ülkücülerin, milliyetçilerin sloganları bir tarafa bırakarak, partizanlığı bir tarafa bırakarak ciddi bir muhasebe yapmaları aklı selimle hareket etmeleri şart üstü şarttır.
    CHP’ye yamanıyorlar.
    Tehlikenin farkında olmalılar.
    MHP’den kovulmuş milliyetçiler de bunun farkında olmalı.
    Hayır! demek, köklere ihanet, ülkücülere karşı affedilmez kinler taşıyan Rahşan Ecevit’e evet demektir. Hayır demek, Başbuğ Türkeş’i hapseden mahkeme kararına alkıştır. S. Ahmet Arvasi’yi demir kafese kapatanlara ‘eline sağlık’ demektir
  • Selamettin Adınısever / 3 Ağustos 2010 10:46

    SSK'nın zararı

    SSK İLK DEFA KILIÇDAROĞLU DÖNEMİNDE KIRMIZI BAKİYE VERDİ

    Bakanlık, Kılıçdaroğlu`nun kurumu zarara uğratmasını şu şekilde sıralıyor:
    '¢ SSK`nın gelir-gider durumu artı verirken, 1992 yılında SSK Genel Müdürlük görevine Kılıçdaroğlu`nun getirilmesinden bir yıl sonra kurum ilk defa gelir-gider durumunda kırmızı bakiye vermeye başladı.
    '¢ SSK, 1994 yılında 15 trilyon, 1995 yılında 60 trilyon, 1996 yılının ilk 7 ayında 90 trilyon hazineden yardım almak zorunda kaldı.
    '¢ Kılıçdaroğlu döneminde SSK yine ilk defa, değeri 5 trilyon lirayı aşan gayrimenkullerinin bir kısmını satmak zorunda kaldı.
    '¢ Kılıçdaroğlu görevini yapmadığı ve SSK`nın prim alacaklarını düzenli olarak takip etmediği için, SSK`nın prim ve gecikme zammı alacakları 150 trilyonu buldu.
    '¢ Kılıçdaroğlu, Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenen ve kendisi tarafından onaylanan raporların gereklerini yerine getirmemeyi alışkanlık haline getirdi.
    Kemal Kılıçdaroğlu, idari yargı kararlarını şeklen uygulamak suretiyle SSK aleyhine yeni davalar açılmasına sebep verdi.

    1991 yılı 128.000 TL Kar Ziya Yalçın
    1992 Yılı 2.556.000 TL Zarar Kemal Kılıçdaroğlu
    1993 Yılı 8.044.000 TL Zarar Kemal Kılıçdaroğlu
    1994 Ylı 19.399.000 TL Zarar Kemal Kılıçdaroğlu
    1995 Yılı 81.335.000 TL Zarar Kemal Kılıçdaroğlu
    1996 Yılı 144.383.000 TL Zarar Kemal Kılıçdaroğlu
    1997 Yılı 336.000.000 TL Zarar Kemal Klıçdaroğlu
    1998 Yılı 448.000.000.TL Zara Kemal Kılıçdaroğlu
    1999 Yılı 1.111.000.000 TL Zarar Kemal Kılıçdaroğlu

  • ALİ BAŞ / 2 Ağustos 2010 17:05

    ADAM OLMAK BÖYLEDİR

    Nefes almak bayramdır mesela; günün birinde soluksuz kalınca anlar insan...

    Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir; sevmeninkini yalnızlık...

    Bayramdır, elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni kaybetmemek, kurda kuşa yem olmayıp "Çok şükür bugünü de gördük" diyebilmek...

    Sevdiklerinle geçen her gün bayramdır.

    Küsken barışmak, ayrıyken kavuşmak, suskunken konuşmak bayramdır.



    Evde yalnızlığı noktalayan insan nefesi, akşam kapıda karşılayan yavuklu busesi, sevdalı bir elin tende gezmesi, nice adağın ardından çınlayan çocuk sesi bayramdır.

    Sonrasında gelen ilk diş bayramdır, ilk söz bayram, ilk adım, ilk yazı, ilk karne bayram...

    Güne gülümseyerek başlamak bayramdır.

    "İyi ki yanımdasın" bayram, "Her şeyi sana borçluyum" bayram, "Hiç pişman değilim" bayram...



    Evlatların mürüvvetini görebilmek, eve dolu bir torbayla gidebilmek, konu komşuyla yarenlik edebilmek, akşamları eskimeyen bir keyifle çay demleyebilmek bayramdır.

    Zamanı donduran eski fotoğraflara nedametsiz bakabilmek, altı çizilmiş eski kitapları aynı inançla okuyabilmek, yol arkadaşlarının yüzüne utanmadan bakabilmek bayramdır.

    Alnı açık yaşlanmak bayramdır; ulu bir çınar gibi ayakta ölebilmek bayram...



    Bunların kadrini bilirseniz, kıymet bilmeyi öğrenirseniz her gününüz bayram olur.
    Meraklanmayın, öyledir diye size deli demezler.

    Deseler de böyle delilik, bayram artığı günlerdeki nankör akıllılıktan evladır.

  • Selamettin Adınısever / 31 Temmuz 2010 14:11

    Personle İhtiyacı

    İhlas Kolejleri Beylikdüzü Kampüsünde kat görevlisi olarak çalışacak E5'e yakın veya kolay ulaşabilecek 35 yaş altı kat görevlisi alınacaktır.

    Selamettin Adınısever
    545 358 05 05
  • HASAN ÜNKAN / 30 Temmuz 2010 00:17

    BELEDİYE BAŞKANIMIZ SAYIN CEVDET ÜSTÜN DERNEGİMİZİ ZİYARET EDECEK

    Degerli Hemşerilerim ÖZBARAKLI KASABASI BELEDİYE BAŞKANIMIZ SAYIN CEVDET ÜSTÜN 01.08.2010 Pazar günü saat 13:00 te dernek merkezimizi ziyaret edecek İstanbulda Oturan tüm hemşerilerimiz bu toplantıya davetlidir .Tüm hemşerilerime saygılarımla ÖZBARAKLI KASABASI YARDIMLAŞMA DERNEĞİ ,DERNEK YÖNETİMİ VE YÖNETİM KURULU BAŞKANI HASAN ÜNKAN
  • Selamettin Adınısever / 28 Temmuz 2010 09:07

    Arkadaş Dediğin

    Gördüğünüzde size Allah'ı hatırlatan
    Konuştuğunda bilginizi artıran,
    İlmiylede size ahireti hatırlatan
    Sizin için en hayırlı arkdaştır.
    (HZ. Muhammmed SAV)
  • HASAN ÜNKAN / 27 Temmuz 2010 23:27

    YAZILAN ELEŞTRİ VE YORUMLARI SİLMEYİN

    BU SİTEYE YAZILAN YAZILAR NEDEN SİLİNİYOR .DİKKAT EDİYORUM ELEŞTRİ ,ÖNERİ,VEYA TOPLUMSAL YORUM YAPILAN YAZILAR SİLİNİYOR .SİLME TALİMATINI SİZE KİM VERİYOR EGER RAHATSIZ OLANLAR VAR İSE ONLARDA ÇIKIP CEVAPLARINI YAZSINLAR ELEŞTRİYE AÇIK OLMAYANLAR YAPTIKLARI İŞLERDE OZAMAN DÜRÜSTLÜK YOK DEMEKTİR BURADA BAZILARININ KAFASINA GÖRE YAZILAR SİLİNİP EKLENECEKSE BU İŞ YÜRÜMEZ OZAMAN BURAYA SADECE O KİŞİLER GİRSİN KULLANSIN DİGERLERİNİN GİRMESNE GEREK YOK MADEMKİ HERKESİN FİKİR ÖZGÜRLÜĞÜ VAR BIRAKIN İNSANLAR FİKİRLERİNİ RAHATÇA DİLE GETİRSİNLER FAKAT YAZILAN YAZILARDA KÜFÜR ,HAKARET,VB GİBİ YAZILAR VARSA BUNA BENİM GİBİ HERKES KARŞI ÇIKAR AMA SAYGI ÇERÇEVESİNDE YAPILAN FİKİRLERE SAYGI DUYMAK ZORUNDAYIZ .YAPILAN ELEŞTİRLERE GÖRE DOGRULAR VE YANLIŞLAR BULUNUR .
  • özbaraklı kasabası / 27 Temmuz 2010 15:50

    merhaba ben facebook adresinden özbaraklı kasabası halkı adına bir site açmış bulunmaktayım sizleride bu adreste görmek isterim özbaraklı kasabası
  • burcu adınısever / 27 Temmuz 2010 15:44

    ilahi esintilerin kalpleri okşadığı bir anın bir asra olduğu bugece dualarda birleşmek dileğiyle beraat kandiliniz mübarek olsun
  • MEHMET ÖZEL / 27 Temmuz 2010 10:28

    YARDIM KAMPANYASI

    SEVGİLİ ÖZBARAKLI HALKI YAKLAŞAN RAMAZAN AYI ŞEREFİNE SİZLERDEN İNSANİ YARDIM TEKLİF EDİYORUM

    ÇOK SEVDİGİM VE AİLESİYLEDE SÜREKLİ GÖRÜŞMÜŞ OLDUGUM ÇOK YAKIN KARDEŞİM VE ÇOK ZOR DURUMDA OLAN AİLESİ İÇİN YARDIM KAMPANYASI BAŞLATMAK İSTİYORUM
    MARDİN KIZILTEPE'YE BAGLI BİR KÖYDE 2 ODALI BİR EVDE YAŞAYAN BABALARINI KAYBEDEN 9 KARDEŞ BİR ANNE İÇİN

    OKUL EŞYASI = KALEM DEFTER GB
    GİYİLMEYEN 20 YAŞ ALTI = ERKEK BAYAN ELBİSE
    PARA YARDIMI

    KAMPANYASI BAŞLATMAK VE RAMAZAN AYI BAŞLANGICINA KADAR SÜRDÜRMEK İSTİYORUM SİZLERİN DESTEGİNİ BEKLEMEKTEYİZ
    O AİLEDE ARKALARINDA KARDEŞ ANNE BABA OLDUKLARINI BİLMESİ İÇİN ÖZBARAKLI HALKI ELELE DİYELİM

    SAYGILARIMLA MEHMET ÖZEL
    NOT PARA YARDIMI MEHMET ÖZEL ADINA İSTANBUL ESENYURT POSTANESİNE
    KIYAFET VE ERZAK İÇİN İSE AŞAGIDAKİ NUMARA VE MSN ADRESİNE AYRICA ÖZBARAKLI ZİYARETCİ DEFTERİNDEN BİLGİ GÖNDERMELERİ
    TEL: 0545 965 19 40
    ozelsin_05@hotmail.com msn adresine bilgi bırakabilirler

    MEHMET ÖZEL
    05459651940
    İŞ: KERVAN GIDA SAKIZ SEKER FABRİKASI
    HARAMİDERE BEYLİKDÜZÜ İSTANBUL
  • Saffet EKEN / 27 Temmuz 2010 03:25

    TEBR

    Tüm özbaraklı kasabasının kandili mübarek olun.(ALLAH)Çümlesini tekrarına kavuştursun
  • ESENTEPELİ / 27 Temmuz 2010 00:38

    kandil mesajı

    tüm özbaraklılı hemşerilerimin kandili mübarek olsun
  • mustafa guler sarıyerli / 27 Temmuz 2010 00:20

    tebrık

    tüm islam aleminin ve öz baraklı halkının beraat kandilini kutlar hayırlara vesile olmasını cenabı mevladan nıyaz ederim
  • Ali GÖLBAŞI / 27 Temmuz 2010 00:12

    tbr.

    Tüm köylülerimin berat kandilini kutlarım.
  • şakir binel / 26 Temmuz 2010 22:53

    kandil

    BERAT KANDİLİMİZ TÜM İSLAM ALEMİNE HAYIRLI OLSUN
  • ÖZBARAKLI KASABASI YARDIMLAŞMA DAYANIŞMA DERNEĞİ / 26 Temmuz 2010 22:06

    BERAT KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN

    ÖZBARAKLILI HEMŞERİLERİMİZİN VE TÜM İSLAM ALEMİNİN MÜBAREK BERAT KANDİLİNİZİ KUTLAR ,HAYIRLARA VESİLE OLMASINI TEMENNİ EDER HEP BİRLİKTE NİCE GÜZEL KANDİLLER GEÇİRMEMİZİ DİLERİZ.ÖZBARAKLI KASABASI YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEGİ, ÜYELERİ VE YÖNETİM KURULU ADINA DERNEK YÖNETİM KURULU BAŞKANI HASAN ÜNKAN
  • DURSUN MANTAR / 26 Temmuz 2010 21:38

    BÜTÜN ÖZBARAKLI HALKININ VE İSLAM ALEMİNİN MÜBAREK BERAT KANDİLİNİ KUTLAR HAYIRLARA VESİLE OLMASINI DİLERİM

  • sadettin adını sever / 26 Temmuz 2010 21:14

    kandil mesajı

    tüm özbaraklı kasabasının ve islam aleminin kandilini kutlar esenlıkler dilerim saydıyla
  • ABDULLAH ÖMÜR / 26 Temmuz 2010 20:41

    KANDİL MESAJI

    BÜTÜN İSLAM ALEMİNİN VE ÖZBARAKLI HALKININ KANDİLİ MÜBAREK OLSUN
  • mustafa başpınar bursa spor / 26 Temmuz 2010 19:59

    kandil mesajı

    tüm islam alemin kandili mübarek olsun
  • AMASYA İLİ YUKARI BARAKLI KÖYÜ YARD.VE.DAYN.DERN / 26 Temmuz 2010 19:21

    KANDİL MESAJ

    TÜM ÜYE VE ÖZBARAKLI HEMŞERİHLERİMİN KANDİLİNİ TEBRİK EDERİM YÖNETİM KURULU. ADINA .BAŞKAN , ABDULLAH BOLAT
  • kadir yucel / 26 Temmuz 2010 17:31

    kandil

    tum islam alemininkandili mubarek olsun
  • mustafa sel antalya / 26 Temmuz 2010 14:22

    msj

    tüm özbaraklı ve islam aleminin beraat kandilini kutlarım ğelen mübarek ramazanın bolluk ve bereket getirmesini temenni ederim
  • Ahmet GENÇ / 26 Temmuz 2010 11:14

    Kandil

    Bu gecelerin feyzi üzerinize rahmeti geçmişinize bereketi evinizen nuruahiretinize sıcaklığı yuvanıza dolsun .kandiliniz mübarek olsun
  • BLD BAŞKANI CEVDET ÜSTÜN / 26 Temmuz 2010 10:55

    KANDİL MESAJI

    İbadet ve dualarımız ile Rabbimize yakınlaşmalı, Yüce Mevlamıza ailemize, çocuklarımıza,çevremize,milletimize ve tüm insanlığa karşı olan görev ve sorumluluklarımızı yeniden hatırlayarak.Gündelik hayatın getirdiği sıkıntılarla bununla ruhlara,manevi hayatın ihmaliyle daralan kalplere bir kandil olması dileğiyle aziz milletimizin islam aleminin ve özbaraklı hemşehrilerimizin beraat kandilini kutlar bütün müminlerin tövbe ve dualarının affına vesile olmasını Yüce Allahtan niyaz ederim.Cevdet üstün
  • MEHMET ÖZEL / 26 Temmuz 2010 08:22

    BERAT KANDİLİ

    TÜM ÖZBARAKLI HALKI
    BU GECE GÜNAHLARIN AF OLACAGI GECE YÜCE ALLAH BU MÜBAREK GECEDE TÜM GÜNAHLARINIZI AFFEYLESİN TÜM HALKIMIZIN BERAT KANDİLİNİ MÜBAREK OLSUN
    SAYGILARIMLA
  • serdar medine ince / 25 Temmuz 2010 22:51

    berat kandili

    Tüm özbaraklı halkımızın berat kandilini tebrik eder, hayırlara vesile olmasını dileriz. Herkesin Allaha emanet olması dileğiyle saygı ve sevgiler