Künye   |  Bize Ulaşın   |  Giriş Sayfam Yap   |  Sık Kullanılanlara Ekle
1.52
1.93
60,608
Gazeteler, Mahalli & Bölgesel Basın, Medya ve Haberler">Yerel Gazeteler

En Çok Okunanlar

m emin koç

m emin koç

27 Şubat 2010
font boyutu küçülsün büyüsün


Savaştan mı çıktık yoksa; ne bu bağbozumu!


Türk milleti, Çanakkale’de kaybetmedi. Yüzbinler can verdi, Milli Mücadele yıllarında kaybetmedi.
Heybemizde bir lokma ekmek, ayağımızda çarık, sırtımızda gömlek dahi yok iken, cepheden cepheye koştuk; kaybetmedik.
Mondros badiresinden kurtulduk, Sevr’i yırtıp attık.
Türk milleti, aç–susuz uykusuz vaziyette dünyaya karşı durdu; Cumhuriyet’ini kurdu.
İşte resmi envanter:
43. Alay, 1.Piyade Taburu, 1. Bölük aylık yemek ve istihkak listesi:
15 Haziran 1917
Sabah: Üzüm Hoşafı
Öğle: Yok
Akşam: Yağlı buğday çorbası
Ekmek tam

26 Haziran 1917
Sabah: Yok
Öğle: Yok
Akşam: Üzüm hoşafı
Ekmek tam

18 Temmuz 1917
Sabah: Üzüm Hoşafı
Öğle: Yok
Akşam: Yok
Ekmek yarım

8 Ağustos 1917
Sabah yarım ekmek
Öğle yok
Akşam şekersiz üzüm hoşafı ve ekmek
21 Temmuz 1917 itibarıyla, ekmek istihkakı 500 grama indirilmiştir. Çünkü ekmek yapacak un ve buğday kalmamıştır.
Bu açlığı, bu yokluğu paylaşarak can verdik; lakin topraklarımızı vermedik, taviz vermedik, bağımsızlığımızı vermedik. Böylesi akrebin kıskacında yoğurdu bizi kader bin kere, binlerce kere; dağılmadık, bel vermedik… Yüreklerimizle hohladık; dünyayı evirdik, çevirdik be devirdik. Bir olduk, birlik olduk, “tek millet” olduğumuzu dünyaya bir kez daha duyurduk.
1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nda da ahvalimiz bundan farklı değildi… 5 bin canla suladık Peygamber’imizin şehit halası Hala Sultan binti Milhan’ı bağrına basan Kıbrıs’ımızı… Nihayet KKTC kuruldu.
Lakin 10–15 sene zarfında kaybediyoruz… Her şeyimizi kaybediyoruz. Hepsinden önemlisi “yüreğimiz”i kaybediyoruz!
Sanki Türkiye, savaştan mağlup çıkmış gibi, masa başında her şeyini kaybediyor.
Ankara, adeta Mondros şartlarına teslim olmuş, sanki Sevr şartnamesini icra eder olmuş…
Savaştan mı çıktık yoksa; ne bu bağbozumu!
Türkiye, birliğini–dirliğini kaybediyor.
Yüreğini, onurlu duruşunu kaybediyor. Omurgasını kaybediyor.
Topraklarını kaybediyor; satış, haciz ve yabancı ortaklı bankaları icraları gibi çeşitli yollarla ecnebiye devrediyor.
Madenlerini, işletmelerini, kaynaklarını kaybediyor.
Türkiye’nin ekonomisi batıyor… Millet fakr ü zaruret içinde harap ve bitap… Hazine borca batmış, Duyun–i Umumiye kol geziyor.
Milleti dağıtılıyor. Devleti sarsılıyor. Bağımsızlığı gidiyor.
Binlerce can vererek kurulan KKTC’i elinden gidiyor. Ermenistan alacağını alıyor. Lozan delik–deşik edilmiş; gayr–ı Müslim azınlıklar diledikleri gibi cirit atıyor.
Bu sürecin Mondros’tan farkı, Sevr’den farkı ne…?!
Devlet ve millet olarak, sivil ve asker olarak topyekun masa başında neden kaybediyoruz?!
Teşhisi olan var mı?! Çaresi ve çözümü olan var mı?!
Yok… Herkes, sanki dalaşın, batışın ve satışın tarafı, bir parçası haline gelmiş! Tek istisna var ortada: BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş.
Prof. Dr. Baş, sadece Türkiye için değil, bölgemiz ve dünya için çözüm üretiyor, yol gösteriyor.
Haftasonu Bursa BUTTİM Uluslar arası Kongre Merkezin’nde yapılan 7. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi, bunun göstergesidir.
Türk milleti, masa başında, sofrasında, bağında, bahçesinde, vatanında ve yüreğinde kaybetmemek için Prof. Dr. Haydar Baş gerçeğini görmelidir.
Görene… Köre ne?!








Bu yazı 37 defa okundu.




yorumlayorum ekle




Yorumlar


  henüz yorum yok